Dış Uzay Tüm Yazılar

Altın, Gümüş Ve Diğer Ağır Elementler Nasıl Oluştu?

Astrofizik hakkında temel düzeyde bilgi sahibi olan herkesin buna vereceği cevap basittir: “ömrünün sonuna gelmiş dev yıldızların gerçekleştirdiği süpernova patlamaları sırasında oluştu.” Bu cevap bir nebze doğru olmasına karşın, evrendeki altın gibi ağır atomların şu anki miktarını açıklamakta yetersiz.

Altın, süpernova patlamaları sırasında oluşur. Ancak, bu patlamalar sırasında oluşan altının (ve diğer ağır elementlerin) miktarı, bugün evrende var olduğunu hesapladığımız miktardan daha azdır. O halde, bu altının geri kalan “fazla” miktarı başka bir yerde oluşuyor olmalı.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, Altın, Gümüş, Cıva gibi ağır elementlerin asıl oluşum yeri, daha önceden bir süpernova şeklinde patlayarak nötron yıldızına dönüşmüş iki yıldızın tekrar bir patlamaya yol açacak biçimde çarpışması. Yani, nötron yıldızlarının çarpışması sonucu bu bildiğimiz ağır elementler meydana geliyorlar.

1798661_408496539296831_583697831_n

Nötron yıldızı çaprışmaları, sıradan süpernovalardan çok daha büyük enerjilerin açığa çıkmasına neden olur. 

Nötron yıldızı çarpışmaları evrende çok nadir görülür. Fakat böylesi ağır iki kütlenin çarpışması o kadar büyük bir enerji açığa çıkarır ki, bir süpernova patlamasında oluşandan çok daha fazla miktarda tungsten, platin, altın, cıva, gümüş ve kurşun açığa çıkar.

Bir nötron yıldızı çarpışması çok şiddetli gerçekleştiği için bu elementlerin tümü büyük bir hızla uzay boşluğuna saçılır. Çarpışma sonrasında çoğunlukla iki yıldızdan geriye birşey kalmaz, tümüyle yok olurlar ve içerdikleri büyük miktarda (3-4 güneş kütlesi) madde yeni yıldız oluşum bulutsularına karışır.

Özet geçelim; parmağınızdaki altın yüzüğün çok büyük bir kısmı, bir zamanlar mutlu mesut yaşarken kaza sonucu çarpışan iki nötron yıldızının kalıntısından başka birşey değil…

 

Zafer Emecan

Facebook

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yazar Hakkında

Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor’un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. Alakasız üniversiteler bitirmiş olmasına rağmen, içinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan amatör bir bilimci.