Evrenin Keşfi Tüm Yazılar

Astronomi Biliminin Doğuşu

Birkaç bin yıl önce günlük yaşamın bugünkü kadar karmaşık olmadığı düşünülürse, insanlar gökyüzüne daha çok bakma imkanı bulabiliyordu. Dikkatlerini çeken her şeyi kafalarında biriktirip, kayalara işlemişlerdi. Bize o günlerden sadece bu şekilde kaydedilen bilgiler ulaşabildi. Belki de tarihsel felaketler yada başka etkenlerle kaydedilenlerin büyük bir kısmı yok olmuş da olabilir.

Astronomi biliminin ilk belirtileri ve astronomiye karşı ilginin doğuşu tarım faaliyetlerinin başlamasıyla ilişkilidir. Tarım yapmak; mevsimlerin zamanını önceden bilmeye, yani takvim bilgisine ihtiyaç gösterir. Diğer taraftan takvim, gökcisimlerinin hareketlerinin bilinmesi ve anlaşılması demekti ve bu da çağlar boyunca yaşamsal önem taşıyordu. Özellikle Mısırlılar takvimle yakından ilgileniyordu. Çünkü Nil Nehri onları yaşam kaynağıydı ve her yıl aynı dönemde taşıyordu. Diğer taraftan, toprağın sürülmesi, tohumlama ve ürünün toplanması gibi tarımsal faaliyetler için en elverişli zamanların bilinmesi de takvim çalışmalarına olan önemi artırmıştır.

Stonehenge475478

İngilteredeki Stonehenge gibi yapılar, Güneş’in gökyüzündeki konumuna göre inşa edilmiş, yaz ve kış başlangıcını ifade eden gündönümlerinde büyük törenler düzenlenmiştir. Bugün de folklorik olarak bu törenler yaşatılmaya çalışılıyor.

Ancak, gerek Mısır ve gerekse o dönemdeki diğer uygarlıklarda astronomi özellikle dini unsurlarla da iç içeydi. Çünkü o dönemde kervan sahibi tacirlerin geceleri kervanlarına yön bulma, ibadet saatlerini belirleme, kutsal mekanların yönünü bulma, dini günlerin önceden belirlenmesi gibi ihtiyaçları vardı. Antik Yunan, Roma, Maya ve İnka toplumları gökcisimlerinin, yıldızların hareketlerine göre inançlarını şekillendirmişti. Güneş’in hareketleri, Ay’ın evreleri, burçlar dikkatlice takip ediliyor, gökcisimlerine tanrısallık ekleniyordu. Zamanla gökcisimlerinin hareketleri, hemen her inancın temeli haline geldi. Müslümanlarda ibadet zamanlarının ve dini günlerin önceden belirlenmesi Ay takvimine göre yapılıyor ve medreselerde bu eğitim veriliyordu, bu zamanları belirleyecek “muakkit” adı verilen kişiler yetiştiriliyordu.

Çok eski dönemlerde yaşayan insanların gökyüzünde gördükleri önemli olaylar, başlangıçta sadece gece gündüz yaşananlar idi. Daha dikkatli gözlemlerle Güneş’in ve Ay’ın ufukta farklı yerlerden doğup battıkları, Ay’ın yüzeyindeki girinti çıkıntıları ve Ay evrelerinin zamanlamasını farkettiler. Hatta takvim oluşumunun ilk başlangıç çalışmaları, o dönemde ki insanların gözlemledikleri Ay evrelerinin düzenli değişiminden yararlanarak kendilerine göre bir takvim oluşturmalarıyla bile başlamış olabilir.

Antik Astronomi

Antik Mısır’da Nil nehrinin “debisi”nin takımyıldızların gökteki hareketleri ile ilgili olduğu çok kolay farkedilmişti. Bu nedenle Nil ve gökteki yıldızlar ilişkili kabul ediliyordu. Bu ilişki, tüm Mısır inancını şekillendirmiştir.

Yıldızların dağılımı dikkatlerini çekmiş onları hayvanlara ve eşyalara benzetmişler. Yıldızların kimisinin parlak, kimisinin sönük olduğunu, birbirlerine göre hareket etmediklerini, toplu halde hepsinin birden geceden geceye hareket ettiklerini izlemiş, yıldızların değişik renkte olduklarını da fark etmişlerdir. Samanyolu da dikkatlerini de çekmiş; eski zamanlarda batıda yaşayan kavimler “ Sütyolu ”, doğuda yaşayan kavimler “Samanyolu” adını vermişlerdir.

Toplu halde hareket eden yıldızların arasında bazılarının aykırı davrandığını ve gezindiğini görmüşler, bu yıldızlara ise “gezegen” demişlerdi. Peşinden de bu “gezegen”lerin hareketlerinin üzerine mitler geliştirmişler, insanın ve Dünya’nın kaderi ile ilişkilendirmişlerdi. Bunun peşinden yılın belirli zamanlarında, belirli mevsimlerde bazı yıldızların ve takım yıldızların görünmesini de, yıldızların insan kaderi üzerinde etkili olduğuna yormuşlar; gökyüzü olaylarını gelecekten haber alabilmek için izlemeye başlamışlardır. Hatta zamanla yıldızları ve gezegenleri tanrılaştırmışlar, saygı göstermişler ve kokmuşladır.

İşte, gökyüzüne gösterilen bu “mecburi” ilgi, zamanla büyük bir bilgi birikimine neden olmuş, sonuçta ortaya bugün evreni daha iyi anlamamızı ve keşfetmemizi sağlayan astronomi bilimi çıkmıştır.

Mesut ÖZKAN

Hep daha fazla okumak gerekir...