Dış Uzay Dünya Evrenin Keşfi Tüm Yazılar

Evrendeki Adres Tarifimiz

Olası Dünya dışı uygarlık bizi kolayca bulsun diye adres tarifimiz, 70’lerde uzaya gönderilen ve şu anda Güneş Sistemi’nin dış sınırlarına ulaşmış olan Pioneer’ın üzerindeki plakada üstte gördüğünüz biçimde tarif edilir. Ama bu Samanyolu’ndaki görece yakın uygarlıklara yerimizi göstermek için yapılmış bir tarif. Boyut büyüdükçe, tarif de zorlaşıyor.

Anlatmak biraz zor bir iş. Ne kadar uzaktan geldiğinize göre değişiyor. Kendimi fazla kasmayıp insanlığı 1 milyar ışık yılı gibi ortalama bir uzaklıktan aradığınızı farzedeceğim. Tabi bu tarifi yaparken, sözedeceğim yerleri biliyor olmanız gerekiyor. Yani en azından ne yöne gideceğinizi bilmek için elinizde bir galaktik harita (yıldız değil, galaktik) olması lazım.

Öncelikle Kuzeytacı Üst Galaksi Kümesi’ni bulmanız lazım. Bunu bulduktan sonra işiniz kolaylaşır. Bulmak da zor değil aslında, tabi birkaç milyar ışık yılı uzaktaysanız “zor bulursunuz” demek zorundayım ama, işte bir şekilde bulun burayı. Bu üst küme, gökada kümeleri bakımından oldukça zengindir. Gerekli alet edevata sahip bir gemideyseniz karıştırmadığınız sürece kaçırmanız oldukça zor.

Kuzeytacı’nı bulduktan sonra Heykeltraş Üst Kümesi’ni aramanız lazım. Yaklaşık 1 milyar ışık yılı uzunluğundaki bu küme, uzun bir duvar gibidir. Görmemeniz imkanısız. Yani aslında o kadar uzaktan biraz zor ama, soluk moluk da olsa seçebilirsiniz. Dediğim gibi, bu oldukça büyük bir üst küme. Burada binlerce gökada kümesi var. Tabi milyonlarca da galaksi. Ama bizim galaksimiz Samanyolu orada değil, boşuna aramayın.

hitchhikers-guide-to-the-galaxy

Panik yapmayın! Otostop da çekebilirsiniz. Belki “Altın Kalp”de size de bir yer vardır.

Madem Heykeltraş Üst Kümesi’ne kadar geldiniz, çevreyi biraz daha kolaçan edin. Yaklaşık 200 milyon ışık yılı ötede bulunduğunuz yere benzeyen ama biraz daha küçük ikinci bir gökada duvarı göreceksiniz. Hah işte orası Başak (Virgo) üst kümesi. Yönünüzü oraya çevirip gazı kökleyin. Yol biraz uzun süreceği için isterseniz bir kahve alın, arkanıza yaslanın. Hızlı bir gemiye sahipseniz 200 milyon ışık yılı mesafeyi katetmeniz 2-3 saat kadar sürecektir. Eğer hızlı uzay gemisi diye bildiğiniz tek şey “Atılgan” ise sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama, malesef o mesafeyi 200 bin yıldan önce katedemezsiniz. Neyse, sizde daha iyisi vardır eminim.

Başak Üst Kümesi oldukça büyük. Kaybolmamak için siz sınırına kadar gelin ama içine girmeyin. Orada çevreyi kolaçan etmeye başlayın. Unutmayın, şu anda Samanyolu galaksisine 15-20 milyon ışık yılı kadar yaklaştınız. Artık burada kaybolursanız kimsenin yüzene bakacak haliniz kalmaz. Yüzdünüz yüzdünüz kuyruğuna kadar geldiniz.

Aradığınız şey basit. 4 milyon ışık yılı büyüklüğünde bir alan içinde bulunan 3 büyük galaksi arıyorsunuz. Bunu bulmanız zor değil ama, çevrede buna benzer çok sayıda grup var. O yüzden bir boşluk aramaya başlayın. Kümelenmiş 3 tane galaksi grubu arasındaki bir boşluğu arıyorsunuz. Onu bulduğunuzda işiniz daha kolay.

Boşluğu ve çevresindeki 3 galaksi kümesini bulduktan sonra burada yer alan galaksileri sayın. İçinde en fazla galaksi bulunduran grubu eleyin gitsin. Onunla işiniz yok. Geri kalan 2 kümeye tekrar göz gezdirmeye başlayın. Kütle tesbiti yapın. Aradığınız 3 galaksiden biri Andromeda, diğeri Samanyolu, sonuncusu ise Üçgen Galaksisi. Üçgen, Samanyolu’nun 2/3’ü kadar büyüklükte. Samanyolu da, Andromeda’nın 2/3’ü kadar. Ayrıca Andromeda’da fazlaca “toz” yok. Yani yıldız oluşumu Üçgen ve Samanyolu’ndan daha az.

Yarım saatinizi ayırsanız, bu araştırmayı yapabilirsiniz sanırım. Bulduktan sonra sorun yok, gazı yeniden kökleyin ama bu sefer kahve almayın. Mesafe hepi topu 10 ışık yılı kadar. Tuvalete gidip gelsen varmış olursun yani.

Artık burada Samanyolu’nu nasıl bulacağınız anlatmama gerek yok. Ama yine de ipucu vereyim. Üç galaksi arasında ortanca olan Samanyolu. Şimdi oraya yönelin.

vogons21234

Samanyolu’na geldiğinizde Vogon’lara dikkat edin. Çok uzlaşmaz olabiliyorlar.

Samanyolu, büyük kalabalık bir gökada. Dünya’yı aramak samanlıkta iğne aramaya benzer. Tek tek yıldızları kontrol etmeye kalksanız ömrünüz yetmez. O zaman size bir ipucu daha vereyim: Güneş’in bulunduğu yönde, Samanyolu diskinin alt (veya geldiğiniz yöne göre üst de olabilir) kısmında ince uzun bir cüce gökada var. Halihazırda yavaş yavaş samanyolu tarafından yutuluyor. O yöne doğru gelin.

Artık buraya kadar geldiğinize göre samanyolu hakkında azıcık bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyorum. O yüzden daha kaba bir tarif yapabilirim:

Rosetta ve Orion bulutsularını bir üçgenin tabanı olarak düşünüp, dik üçgen oluşturacak biçimde iki doğru oluşturun galaksinin merkezi yönünde. Üçgenin tepe noktasına yakın bir yerde oldukça yaşlı, dev bir yıldız göreceksiniz. O yıldız Betelgeuse. Evet, artık güneşi bulmaya birkaç yüz ışık yılı kaldı. O halde ikinci bir dev yıldızı aramaya başlayabilirsiniz. Aradığınız yıldız, Vega. Bu kez o kadar yaşlı değil, oldukça parlak ve bulması kolay.

Vega’dan gökada merkezine doğru dönün. Iki parlak yıldız arayacaksınız yine. Bir tanesi Sirius, diğeri Procyon. Bu ikisini bulduğunuzda güneşe sadece 8-10 ışık yılı uzaktasınız demektir. Şimdi, bu mesafe içinde birbirine çok yakın 2 parlak yıldızı aramaya başlayın. Bunlardan biri Alpha Centauri, diğeri Güneş. O yöne doğru gidin. Daha sönük olanın Güneş olduğunu unutmayın.

Güneşi bulduktan sonra yörünge taraması yapmaya başlayın. 4 tane gezegen olduğunu keşfedeceksiniz güneşin çevresinde. Hayır, bunlar dünya değil. Siz Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ü görüyorsunuz.

Sizin aradığınız gezegen farkedilemeyecek kadar küçük. Bulmak için orada olduğunu bilmeniz gerekiyor. Siz de bunu bildiğiniz için, güneşin 140-150 milyon kilometre uzaklığında arama yapmaya başlıyorsunuz. Zaten eğer yaklaşmışsanız, soluk mavi bir nokta göreceksiniz. Hah işte orası dünya.

Şimdi gidip insanları orada arayabilirsiniz, bulmanız zor olmayacak. Taş atmak gibi kötü bir huyları var, söylemedi demeyin sonra.

Daha önce de söylediğim gibi, isteseydim atom mühendisi olur, NASA’da onbinlerce dolar maaşla çalışabilirdim, kısmet…

Zafer Emecan

 

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yazar Hakkında

Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor’un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. Alakasız üniversiteler bitirmiş olmasına rağmen, içinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan amatör bir bilimci.