Evrenin Keşfi Tüm Yazılar

Uzayda Su Arayışı Neden Çok Önemli?

deniz-gokyuzu-dunya
Hazırlayan: Zafer Emecan
Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Bilim insanları niçin en olmadık yerlerde bile su arıyor, her bulduklarında da bunu çok önemli bir keşifmiş gibi sunuyorlar? Evet kabul ediyorum, çoğunuza artık baygınlık geldi bilim insanlarının “x gezegeninde su bulduk”, “şu astroidde su buzu keşfettik” şeklinde açıklamaları. Bul bul nereye kadar ve niye bu heyecan?

Öncelikle şu konuda anlaşalım; susuz yaşayamayacağımız gibi, gelecekte uzun aylar, yıllar boyunca sürecek uzay görevleri için bolca suya ihtiyacımız olacak. Fakat böylesi uzun uzay görevlerine yetecek miktardaki suyu yanımızda götürmemiz mümkün değil. Çünkü her bir litre su, onu taşımak için ek yakıt, her litre ek yakıt, o yakıtı taşımak için daha fazla yakıt, ve nihayetinde daha büyük maliyet demek. O halde bunu gideceğimiz yerde temin etmemiz gerekiyor.

Özetle; bir yere ulaşabileceğimiz kadar suyu yanımıza alıp, daha sonrasında ihtiyacımız olan miktarını orada bulduklarımızla karşılamak zorundayız. 

253140_142705362542618_1007573892_n

Fotoğraf, Asteroid kuşağında yer alan dev göktaşlarından biri olan Vesta’nın yüzeyindeki su buzu bulunan bir bölgeyi gösteriyor.

Tabi suyu sadece “içmek” için aramıyoruz. Aynı zamanda ihtiyaç duyacağımız “oksijen” için de su gerekiyor. Bu oksijeni de Güneş Sistemi’ndeki uzun görevlerde yanımızda götürmemiz mümkün değil. Örneğin Mars’a birkaç aylık yolculuk ile gittik. Bu birkaç ay boyunca ihtiyacımız olan oksijeni yanımızda taşıdık. Peki ya sonrasında ne yapacağız?

Suyu, Güneş enerjisini elektriğe dönüştürüp “elektroliz” ederek oksijen üretmek çok basit düzeneklerle mümkün. O halde gittiğimiz yerde su varsa, oksijen de var demektir. Hele ki atmosferi uygun olmayan bir yerde koloni kurmak istiyorsak, suya ulaştığımızda oksijene de ulaşmış sayılırız. Yani suyu hem içmek, hem de nefes almak için arıyoruz.

Su

Evinizde kurabileceğiniz çok basit bir düzenekle suyu oksijen ve hidrojene siz de ayrıştırabilirsiniz. Bu basit sistemin çok daha gelişmişi, şu an uzun görevlere çıkan denizaltılarda standart prosedür şeklinde oksijen elde etme yöntemi olarak kullanılmakta. 

Hepsi bu kadar mı? Değil elbette. Suyu içmek ve solumak dışında bir de yakıt olarak kullanabiliyoruz. Biliyorsunuz, su iki hidrojen ve bir oksijen molekülünden oluşur. Yine oksijen elde etmekte kullandığımız yöntemle elektroliz sonucu sudan elde edilen hidrojen, kolaylıkla yakıt olarak kullanılabilir. Böylelikle, yanımızda “geri dönüş” yakıtını taşımak zorunda kalmayacağımız gibi, suyun olduğu bölgelere kalıcı üsler kurabilmemiz, yerleşmemiz, hatta buralardan başka yerlere gitmemiz mümkün olacak.

Güneş Sistemi’nde insanlı bir uzay kolonisi veya uzun sürecek bir insanlı dış gezegen görevinde kendi yiyeceğimizi de kendimiz üretmek durumundayız. Dünya’dan aylar, yıllar boyu yetecek tonlarca yiyecek ile havalanmak yerine, bulunduğumuz bölgede kendi besinimizi üretebileceğimiz seralar kurmak “sürdürülebilirlik” açısından yapılabilecek en doğru davranış olur. Bunu yapabilmek için de yine su ve oksijene ihtiyacımız var. Dolayısıyla, bir besin üretim tesisi kurabilmek için bulunduğumuz bölgede suyun varlığı oldukça önemli hale geliyor.

marskolonisi

Güneş Sistemi’nde Mars gibi gezegenlere kurulacak kolonilerin veya insanlı bilimsel istasyonların, su ve oksijeni bulundukları yerden temin etmek dışında bir şansı bulunmuyor. Hatta bu su ve oksijeni kullanarak çiftçilik yapmaları, kendi besinlerini üretmeleri dahi gerekecek. Tüm bunları Dünya’dan götüremezsiniz.

Özetle su, insanlığın evrene açılabilmesi için gerekli olan tüm temel ihtiyaçlarını karşılayan bir madde. Onun içindir ki bilim insanları, her bulduklarında çocuklar gibi seviniyorlar.

Tamam, bulunan sular, bugün bizim işimize yaramayacak. Fakat gelecek nesiller bu bilgilerden faydalanarak uzak gezegenlere rahatlıkla açılabilecek. Newton da kütleçekim kanunlarını bulduğunda, “bir gün bununla uzaya uydu atılır, hatta gps bile yapılır” diye düşünmemişti. Keşfet, at sepete, yarın birilerinin elbet işine yarar…

Zafer Emecan

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yorum

Yazar Hakkında

Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor'un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. Alakasız üniversiteler bitirmiş olmasına rağmen, içinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan amatör bir bilimci.