Güneş Sistemi Tüm Yazılar

Korku ve Dehşet: Phobos ve Deimos

Hazırlayan: Aysel Bozan
Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

1877’de ABD’li Astronom Asaph Hall tarafından keşfedilen Mars’ın bu iki uydusu; isimlerini Eski Yunanca’da korku anlamına gelen Phobos ve dehşet anlamına gelen Deimos’tan almıştır.

Phobos ve Deimos, antik Yunan mitolojisinde, savaş tanrısı Ares’in çocukları olan iki kötü karakterdir. Zaten Mars’ın adı da, antik Yunan’daki Ares’in Roma mitolojisindeki karşılığı olan Mars isimli savaş tanrısından gelir.

Bu iki uydu, ilk kez 1971’de ABD’ye ait Mariner 9, 1977’de Viking 1 ve 1988’de ise SSCB’ye ait Phobos uzay araçları tarafından fotoğraflanmışlardır. Çekilen fotoğraflardan elde edilen verilere göre, her iki uydunun da yüzeyinin düzensiz, karanlık ve bol kraterli olduğu anlaşılmıştır.

Muhtemelen Phobos ve Deimos, C tipi asteroidler (%75 lik oran ile bilinen en yaygın, karbon tipi asteroidler) gibi karbon bakımından zengin kaya oluşumlarıdır. Ancak yoğunluklarının düşük olması, bu uyduların, kayanın yanı sıra buz da içerdiğini gösteriyor.

phobos ve deimos

Solda Deimos’un iki farklı açıdan görünümü ve sağda Phobos. Ölçekli olan bu görüntüde, uyduların boyutlarını daha iyi anlayabilirsiniz.

Tıpkı Dünya’nın uydusu Ay gibi, Mars’ın Phobos (korku) ve Deimos (dehşet) uydularının da nasıl oluştukları tam olarak bilinmemekte. Fakat bununla ilgili çeşitli modeller bulunmaktadır. Son zamanlarda bu iki uydunun dev bir çarpışmanın ürünü olduğu öne sürülse de bu modeller arasında en çok kabul göreni, Mars’ın iki biçimsiz cismi (asteroid) yakalayıp yörüngesine almasıyla ilgili olanıdır. Bu asteroidlerin Ana Asteroid Kuşağından değil de Güneş Sistemi’nin dışından geldikleri ile ilgili spekülasyonlar mevcuttur.

phobos-deimos-5322214Phobos Mars’ın diğer uydusu Deimos ile kıyaslandığında hem daha büyük hem de Mars’a daha yakındır. Güneş sistemindeki diğer tüm uydular içinde gezegenine en yakın konumlanmış uydudur.

Yörünge süresi ortalama 7,5 saat olan Phobos, eşzamanlı yörünge yarıçapından daha alçak bir yörüngede olduğundan Mars yüzeyinde bir gözlemci olsaydık Phobos’un günde iki kez doğup battığına şahit olurduk (Eşzamanlı yörünge yarı çapı : Bir uydunun gezegenin çevresinde, gezegenin kendi etrafında dönüş süresi kadar bir zamanda döneceği yüksekliği ifade eder. Böyle bir uydu, yüzeydeki gözlemci için her zaman aynı noktadadır. Dünya’da, 36.000 km yüksekliğe yerleştirilen iletişim uydularında olduğu gibi).

Ortalama yarıçapı yalnızca 22 kilometre olan Phobos ve ve 14 kilometre olan kardeşi Deimos’un Mars’a olan uzaklıkları sırasıyla 9,3 bin kilometre ile 20 bin kilometredir.

Gel-git etkileri nedeniyle her geçen gün yüzeye biraz daha yakınlaşan bu talihsiz uyduların, birkaç milyon yıla kalmaz gezegenin güçlü çekimine yenilerek parçalanması ya da Mars yüzeyine düşmesi bekleniyor.

Aysel Bozan

Kaynaklar:
http://www.astronomidiyari.com/?p=14572
https://en.wikipedia.org/wiki/C-type_asteroid

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yorum

Yazar Hakkında

Aysel Bozan

Akdeniz Üniversitesi Biyomedikal Cihaz Teknolojileri öğrencisi.