Popüler Bilim Tüm Yazılar

Mikro Meteorlar Sanıldığı Kadar Tehlikeli Mi?

Evet, bir mikro meteor çoğunlukla bu büyüklüktedir. Hatta daha küçük bile olabilir.
Hazırlayan: Zafer Emecan
Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Özellikle ABD’nin milli coğrafya kanalı National Geographic ve ekürisi Discovery Channel’da yayınlanan belgesellerde sıklıkla ve ısrarla uzaydaki mikro meteorların ne kadar tehlikeli olduğundan bahsedilir. Evet, mikro meteor tehlikelidir ancak, bu belgesellerde anlatıldığı kadar mı?

Öncelikle mikro meteor nedir bir bakalım:

mikro meteor

Evet, bir mikro meteor çoğunlukla bu büyüklüktedir. Hatta daha küçük bile olabilir.

Sanıldığının aksine bu meteorlar bir çakıl taşı veya leblebi, fıstık büyüklüğünde değildir. Çünkü bu büyüklükteki bir obje mikro meteor değil, doğrudan meteor olarak adlandırılabilir. Birkaç milimetreden büyük olmayan mikro meteorlar, çoğunlukla bir kum tanesinden daha küçük, hatta toz zerresi kadardır.

Normal şartlarda bir kum tanesi bırakın bir uzay aracını, en narin insana bile zarar veremez. Bununla beraber, başıboş dolaşan bu parçacıklar sahip oldukları, saniyede onlarca kilometreyi bulan muazzam hızları nedeniyle uzayda büyük zarar verme potansiyeline sahiptir. Örneğin, Patara kumsallarındaki bir kum tanesi büyüklüğünde olan biri, Dünya yörüngesinde saniyede 8-10 km hızla gezinirken başınızı hedef almış biçimde size rastlarsa, alnınızdan girip başınızın arka tarafından rahatlıkla çıkacaktır. Tahmin edeceğiniz üzere, bu sizi öldürür.

Bir mermi, ancak bir silahtan yüksek hızda fırlatıldığında ölümcüldür.

Bir mermi, ancak bir silahtan yüksek hızda fırlatıldığında ölümcüldür.

Aynı kum tanesi bir uzay aracına çarptığında da metal yüzeyini “hızına bağlı olarak” delip geçebilir. Hareket halindeki bir cismin sahip olduğu kinetik enerji, hızına bağlıdır. Hızınız fazla ise, kütleniz küçük de olsa potansiyel enerjiniz daha yavaş eşdeğer kütleye sahip cisimlerden fazla olur. Bir mermiyi, elinizle karşınızdakine fırlatırsanız ona hayati bir zarar veremezsiniz, ancak aynı mermiyi bir tabancadan çok yüksek hızla fırlattığınızda ölümcül yaralanmala sebep olacağını hepimiz biliriz. Mikro meteorlar da böyledir.

Sözün kısası, uluslararası uzay istasyonu ve yörüngedeki uydularımız mikro meteorlar tarafından kolaylıkla işlemez hale getirilebilirler. Oysa, hepimiz biliyoruz ki, Dünya yörüngesindeki uzay araçlarımız yıllardır tıkır tıkır çalışıyor. En azından Turksat uyduları ve GPS uydularını hemen hepiniz televizyonunuzda ve navigasyon cihazlarınızda kullandığınız için çalıştıklarından eminsiniz.

astronot-98181

Saatlerce uzay yürüyüşü yapan astronotların hiçbiri şimdiye kadar mikro meteorlardan zarar görmedi.

Peki, hani nerede Dünya yörüngesinde bolca bulunan ve çarptığı her nesneye büyük zarar verebilecek olan mikro meteorlar?

Hepsi oradalar. Çok sayıdalar ve çok tehlikeliler. Ancak atladığımız bir şey var; “uzay çok büyüktür”. Evet, gezegenimizin yörüngesinde her dakika milyonlarca mikro meteor geziniyor. Fakat, Dünya yörüngesi ve Güneş Sistemi o kadar büyük bir alana sahip ki; bir mikro meteor ile karşılaşma ihtimaliniz, üç büyüklerden birinin Şampiyonlar Ligi kupasını almasından daha düşük.

Yine de tabii ki tedbirli olmakta fayda var. Uzay yürüyüşü yapan bir insan küçük bir hedef olabilir ama, yapay uydular büyük hedeflerdir ve her zaman mikro meteorlar tarafından vurulabilirler. Ki, mikro meteorların hışmına uğrayıp zarar görmüş uydular da oldu. O nedenle, uyduların hayati parçaları olası bu çarpışmalara karşı elden geldiğince dayanıklı kaplamalarla örtülüdür.

Her ne kadar uydulara hayat veren Güneş panelleri korumasız olsalar da, bu paneller yüzeylerindeki hüclerelerin bazıları çalışmaz hale gelse dahi diğer hücrelerin enerji üretmeyi sürdüreceği biçimde dizayn edilirler.

26 yıldır uzayda bulunan Hubble Uzay Teleskobu'nun Güneş panellerine çarpmış olan mikro meteorların yarattığı hasar.

26 yıldır uzayda bulunan Hubble Uzay Teleskobu’nun Güneş panellerine çarpmış olan mikro meteorların yarattığı hasar.

Yörüngedeki Uluslararası Uzay İstasyonu ise, en büyük ve en açık hedef konumunda. İçinde oluşturulan yapay bir çevrede insanların yaşadığı istasyonun koruması elbette ki daha fazla. İstasyonu oluşturan modüllerin dış kısmı, olası bir çarpışmada “içteki yüzey” zarar görmeyecek bir zırh ile kaplı.

İstasyon modüllerinde kullanılan bu zırh, aslında aralarında bir boşluk bulunan iki ince alüminyum panelden oluşuyor. İlginç biçimde, aralarında boşluk bulunan iki ince metal levha, çok daha kalın tek bir levhadan daha büyük koruma sağlayabiliyor. Şöyle ki: dıştaki ince levhaya çarpan mikro meteor, bu çarpmanın etkisi ile kinetik enerjisinin büyük kısmını yitiriyor ve aynı zamanda parçalanıyor. Aradaki boşluktan geçip arkadaki levhaya çarptığında hasar verecek enerjisini yitirmiş oluyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu'nun insan yaşamı için kritik öneme sahip bölmelerinin dış korumasında kullanılan çift katlı alüminyum kalkan. En dışta yer alan ok işareti ile gösterilen deliğe dikkat edin.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun insan yaşamı için kritik öneme sahip bölmelerinin dış korumasında kullanılan çift katlı alüminyum kalkan. En dışta yer alan ok işareti ile gösterilen deliğe dikkat edin.

Böylelikle, astronotlar uzay istasyonunda güven içinde yaşayabiliyorlar. Bu arada söylemek gerekli: Uzay istasyonunun modülü böyle bir çarpışmada hasar görüp hava sızdırmaya başladığında, filmlerde gördüğünüz gibi sakız yapıştırarak hava kaçağını engelleyemezsiniz.

Aklınıza, yakında Dünya yörüngesinde Hubble’ın yerine kullanılmaya başlayacak olan ve evrene açılan yeni gözümüz olacak; açıkta yalın ayak başı kabak duracak dev aynalarıyla James Webb uzay teleskobu gelmiş olmalı. Evet, bu teleskobun aynaları uzay boşluğunda her türlü tehlikeye rağmen açıkta olacak. Bilim insanların aklına mikro meteorlar hiç mi gelmiyor? O minicik meteorlar bu teleskobun nanometre hassaslığında hazırlanmış aynalarını kullanılmaz hale getirmeyecek mi?

Aynası, yani gözleri her türlü tehlikeye açık biçimde tasarlanmış James Webb Uzay Teleskobu.

Aynası, yani gözleri her türlü tehlikeye açık biçimde tasarlanmış James Webb Uzay Teleskobu.

Müsterih olunuz. Bilim insanları belgesel izleyerek bilim yapmıyorlar ve yukarıda anlattığımız her şeyi ve çok daha fazlasını biliyorlar. James Web’in mikro meteorlar tarafından zarar görme ihtimali, onu uzaya gönderirken kullanacağımız roketin patlama ihtimalinden çok ama çok daha az.

Nihayetinde bir mikro meteor ile karşılaşmanın devasa uzay boşluğunda düşük bir ihtimal olduğunu, çarpışma riski daha fazla olan büyük uzay araçlarının ise iyi korunduğu, Neyşınıl Coğrafik belgesellerinde herşeyi abartmaktan hoşlandıklarını sanırım öğrenmiş olduk. Yoksa, saatte binlerce kilometrelik hızla devasa meteor kuşaklarından geçen, yıllar boyu milyarlarca kilometre yol kateden uzay araçlarımız Mars’a, Jüpiter’e, Neptün’e, Plüton’a ulaşabilir miydi?

Zafer Emecan

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yorum

Yazar Hakkında

Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor'un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. Alakasız üniversiteler bitirmiş olmasına rağmen, içinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan amatör bir bilimci.