Popüler Bilim Tüm Yazılar

Niçin Ülkemiz Astronomi Dünyası, Kozmik Anafor’a Alternatif Çıkaramıyor?

Çoğunuz için başlık çok ilginç gelmiş olabilir. İnanın, bizim için de çok ilginç.

Kozmik Anafor, çoğunluğu astronomi ile sadece amatörce ilgilenen ve astronomi (gökbilim) eğitimi almamış gönüllü insanların kurduğu bir oluşum. Öyle ki, kurulduğunda ve Türkiye’nin en geniş ve tabii ki en güvenilir özgün astronomi külliyatını oluşturmaya başladığında, ekibin içinde “amatör astronom” dahi yoktu. Sonradan amatör astronomlar da aramıza katıldığı gibi, kurucu ekibin astronomlukla uzaktan yakından ilgisi olmayan üyeleri de birer amatör astronoma dönüştüler.

Elbette daha sonrasında Kozmik Anafor’un yazar ekibi içine astronomi, fizik, fen bilimleri öğrencilerinden de katılanlar ve oluşan bu muazzam astronomi külliyatına büyük katkıda bulunanlar da oldu. Ancak, söz konusu katkının sadece birkaç astronomi öğrencisi düzeyinde kaldığını belirtmek zorundayız. Bu durum, malesef hala devam ediyor. Belirtmemiz gerekir ki, eğer ülkemizde bir “astronomi camiası” söz konusu ise, Kozmik Anafor’un oluşturduğu, hala büyümekte olan eşsiz ve güvenilir külliyata katkıları eser düzeydedir diyebiliriz.

Bunun nedenleri tartışılabilir

Kozmik Anafor halihazırda en geniş ve güvenilir astronomi kaynağı olmasına rağmen;  “akademik bir oluşum olmaması, akademik kaygı gütmemesi, gönüllülük esasına dayanması ve çok katı içerik kurallarının olması” astronomi camiasının uzak duruşunun altında yatan başlıca etkenler arasında yer alıyor olabilir. Elbette ki bir öğretim görevlisinin, yahut astronomi öğrencisinin; yayınlanması için Kozmik Anafor’a ilettiği makalelerin, bir sanat yönetmeninin, belki “kendi öğrencisinin” yahut bir mankenin kontrol, denetim ve onay sürecinden geçeceğini bilmesi, bilgi birikimi üst düzey biri olarak kendisini rahatsız edecektir.

Bu durum her iki tarafça biliniyor olmasına rağmen, Kozmik Anafor’un denetim mekanizmasında yumuşamaya gitmeyişi, ülkenin en büyük ve güvenilir astronomi külliyatının “kendini yetiştirmiş” amatörler tarafından hazırlanması ile neticelenmek durumunda kalıyor. Yine de, böylesi özgün ve eşsiz bir külliyatın diplomalı bilim insanları veya müstakbel astronomlar tarafından değil de, akşam halısaha maçından çıkıp eve gittikten sonra “uyumadan önce ne yazsam” diye düşünen alakasız eğitim sahibi kişilerin elinden çıkabiliyor oluşu, ülke adına sevindirici.

Buraya kadar söylediklerimizde bir sorun olmadığı kanaatindeyiz.

Hal böyle iken ve sigortacıdan, sanat yönetmeninden, mankenden, işsizden, amatör astronomdan oluşan bu grubun karşısına 4 yıldır Kozmik Anafor’daki kadar emek verilip özenle hazırlanan ve “haber kaynağı” değil, “başvuru kaynağı” olarak kullanılabilecek bir astronomi platformunun çıkamamış olması bir sorunun işareti olarak değerlendirilebilir.

Ya da, böyle değerlendirilebilir mi?

Evet, biz bunu bir sorun olarak değerlendiriyoruz. Çünkü, Kozmik Anafor’un kuruluş amaçlarından biri, ülkemizde kısıtlı bir çevre haricinde fazla dikkate alınmayan astronomiyi toplum geneline yaymaktı. Kaba bir tabirle, bir ev kadınının veya emekli bir amcanın yahut bir lise öğrencisinin gökyüzüne bakıp gördüklerini gerçek bilimsel verilerle yorumlayabilmesini sağlamayı amaçlamıştık.

6 yıllık süre boyunca yaptığımız çalışmalarla, beklediğimizin de ötesinde bir başarıyla sağladık. Yani, Kozmik Anafor sayesinde astronomi bilimi; ülkemizde içinde bulunduğu dar, kısıtlı çevreden sıyrıldı ve toplum geneline “bilimsel” kriterlerden ödün vermeden yayılmayı başardı. Dahası, astronomi ve uzay bilimleri alanında bir ülkenin gelişmesi için olmazsa olmaz kriterlerden biri olan “amatör astronomi”, Kozmik Anafor’un çabaları ile ülkemiz halk tabanında yavaş yavaş yaygınlaşmaya başladı. Bunu daha da yaygınlaştırmak için çok çalışmamız gerektiğini biliyoruz ve çalışmaya devam ediyoruz.

Bugün, ilköğretim ve lise öğretmenlerinin ya da öğrencilerinin her sorunlarında birincil başvuru kaynağı Kozmik Anafor olmuşsa ve malesef ikinci bir alternatif başvuru kaynağı hala yoksa, üzerinde ciddi biçimde düşünmek gerekiyor.

Çok ilginç şeyler de oldu

İnternet erişimi ülkemizde halkın geneline ulaştığından beri, yani son 10 yılda “ilk kez” bir astronomi platformu var olan nitelikli Türkçe bilim siteleri arasından sıyrılıp zirveye uzanarak, ziyaretçi sayısı bakımından “ilk sıraya” yerleşti. Burada aylık 200-250 bin tekil ziyaretçi alan, her ay yayınları yüzbinlerce defa okunan bir platformdan söz ediyoruz. Bir astronomi platformunun, tüm bilim platformları içinde en fazla ilgi gören konumuna yükselmesi akıl alır gibi değildi. Tam anlamıyla, gerçeğe dönüşmüş olan bir ütopya bu.

Açıkca ifade etmek gerekirse, içeriğini oluşturmak, duyurusunu yapmak ve ilgi çekici olmasını sağlamak için büyük miktarlarda para harcanması gereken bir projeyle yola çıkılsaydı bile, “sadece astronomi” içeriği ile Türkiye’de bunu sağlamak mümkün olamazdı.

Biz bile bunu nasıl sağlayabildiğimizi bilmiyoruz. Ancak; okura verdiğimiz güven, okurlarla aramızdaki zaman zaman sinirleri gerecek düzeye yükselen samimiyet ve elbette zengin, kaliteli içerik en önemli etkenlerdi.

Değişen hiçbir şey yok

Yine de dikkatlerden kaçmayan bir nokta var. Türkiye’de bir astronomi platformu için hayal dahi edilemeyecek genişlikte bir kitleye hitap eden Kozmik Anafor, basit bir şekilde içeriğine günlük genel bilim haberleri ve bolca çeviri katarak hitap kitlesini astronomi dışına taşımayı ve bundan maddi ya da manevi kazanç elde etmeyi hiçbir zaman düşünmedi.

Ve asla Kozmik Anafor yazarlarını ülkede eğri ya da doğru yapılan her gökbilim etkinliğinde boy gösterenler arasında göremediniz. Bu tavrımız geniş takipçi kitlemiz arasında büyük bir eleştiri konusu olsa da, hiçbir Kozmik Anafor yazarı yakaladıkları büyük potansiyeli popülerlik elde etmek için kullanmadı. 4 yıl boyunca sadece yazdık, yazdık, yazdık…

Ve de eğer istersek nasıl büyük bir kitlenin sevgisini ve güvenini kazandığımızı göstermek amacıyla “sponsorsuz ve desteksiz” biçimde ülkenin en geniş katılımlı astronomi festivalini, köklü ve bolca destekli etkinlikler yapıldığı aynı tarihte onlardan çok daha büyük bir katılımla ve başarıyla, üstelik iki defa gerçekleştirdik.

Kağıt üzerinde İspanya – San Marino maçı gibi görülen bu meydan okumadan San Marino’nun farklı galibiyetle ayrılmış olmasının, bizim gücümüzle ilgili olmadığını, ülkemiz astronomi camiasının değişen dünya ve sosyolojik dönüşüme ayak uydurmakta son derece başarısız oluşuyla ilgili olduğunu herkesin anlamış olması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu farklı galibiyetimizle biten meydan okumayı gerçekleştirmekteki amacımız, Türkiye’de astronomiyi insanlara anlatmak ve onların ilgisini çekmek için artık hiçbir kurumun ve kişinin maddi ya da manevi desteğine kimsenin ihtiyacı kalmadığını ortaya koyabilmekti.

Yine de, dikkatini çekmek istediğimiz bu kitlenin; “x projesi fonu”, “y projesi desteği” için canhıraş biçimde kulislerde çırpındığına şahit olup, bu dersimizden hala kimsenin geçer not alamadığını üzüntüyle görüyoruz. Halk gözlem etkinliği, şenlik veya bilim festivali yapmak için devlet veya kurum fonlarından para alınmaz. O fonlar “bilimsel araştırma” yahut “öğretmenlerimize astronomi eğitimi vermek” için kullanılmalıdır, teleskopla insanlara gözlem yaptırmak veya sunum izletmek için değil!

Sadede gelirsek…

Kozmik Anafor olarak tekel konumunda ve rakipsiz olmaktan rahatsızız. 

Çünkü, ülkemizde bizim yaptığımız düzeyde herkesin anlayabileceği düzeyde, halkın tamamına hitap eden, zengin ve kaynak olarak kullanılabilecek astronomi platformları oluşturabilecek insan kaynağının bolca bulunduğunu görüyor ve biliyoruz.

Tüm bunları biz görebiliyor olduğumuz halde, astronomi topluluklarının ve kulüplerinin herhangi bir adım atmadığını, adım atıyormuş gibi görülenlerin ise yine malesef onlarca yıldır olduğu üzere çok dar bir kesime hitap ettiklerini ayrıca görerek üzülüyoruz.

Cem Karaca’nın muhteşem rock operası Safinaz’da geçen güzel bir cümleyi hatırlatıyor bize bu üzücü durum:

“Kendi gibi insanlarla doldurup fabrikaları, kendi gibilerine satıyorlardı yaptıkları malları”

İşlevsiz, öğrenci eğlencesi olmaktan öteye gidemeyen astronomi toplulukları ve astronomi kulüpleri artık silkinip kendine gelmeli. Ülkedeki astronomi derneklerinden veya bilim yaptıkları için zaman bulamayan astronomi bölümlerinden beklentimiz elbette yok. Türkiye’de çoğu kurumun ya da yetkin kişinin, Kozmik Anafor’un yaptığı gibi koskoca bir platformu 17-18 yaşında gençlere emanet ederek, böylesi muazzam bir külliyatı oluşturabilecek cesarete ve özgüvene sahip olmadığını da biliyoruz.

Fakat biz artık, en az bizim kalitemizde ve anlaşılırlığımızda içerik üretip, ülke halkına astronomiyi hem sevdirip hem öğretebilecek ve dahi yüzbinlerce kişiye ulaşabilecek, bunun için bir kazanç elde etmeden yahut sırtını bir yerlere dayamadan çabalayacak samimi bir rakip istiyoruz.

Lütfen…
Hep daha fazla okumak gerekir...