Astrobiyoloji Tüm Yazılar

“Panspermia” Nedir, Neyi Açıklar?

Panspermia, yaşamın Dünya’ya uzaydan veya uzaydaki başka gezegenlerden/göktaşlarından geldiğini ileri süren bir kuramdır. Fakat çoğunlukla yanlış anlaşılıyor ve yanlış anlatılıyor.

Yaşamın uzaydaki başka cisimlerden dünyaya geldiği teorisi, illa ki yaşamın kendisinin, yani yaşayan bir organizmanın geldiği anlamına gelmiyor. Yaşamın var olmasını sağlayacak yahut kolaylaştıracak bileşiklerin yeryüzüne (veya bir gezegene) sonradan gelmiş olması da bu teori kapsamındadır. 

Hatta bu teori kaçınılmaz olandan bahseder ve cevapsız kalan birçok soruya da gayet doyurucu cevaplar verir. Kısacası, öyle boş bir teori değildir. İşi magazinleştirmeden, kısır tartışmalardan uzak, temel birkaç bilgi vereyim:

Dünya büyüklüğünde bir gezegende, bugünkü “bildiğimiz” yaşamın oluşabilmesi için gerekli olan maddelerin birçoğu (başlangıçta çok sıcak olduğundan) bulunamaz veya oluşamaz. Öyleyse bu maddeler, sonradan dünyaya bir şekilde gelmiş olmalı.

spermiacomet

Göktaşları ve kuyruklu yıldızların gezegenlere çarpması sadece büyük yıkımlara yol açmaz. Aynı zamanda, gezegenlerde hayat için gerekli olan su gibi önemli bileşiklerin taşıyıcısı konumundadırlar.

Örneğin, bugün yeryüzünde var olan miktarda suyun, dünyanın oluşum süreci içinde korunması mümkün değil. Eğer dışarıdan bir su takviyesi olmamış olsaydı, suya bağımlı bildiğimiz yaşamın oluşması mümkün olamazdı. Zaten yapılan araştırmalardan da anlıyoruz ki, bugünkü suyumuz yaklaşık 3.5 milyar yıl önceki, milyonlarca yıl süren yoğun bir göktaşı / kuyruklu yıldız yağmuru sayesinde yeryüzünde birikme imkanı bulmuş.

Aynı şekilde, yaşam için gerekli olan bazı aminoasitlerin yapıtaşları ve çeşitli organik moleküllerin uzayda göktaşları üzerinde, hatta yıldızlararası boşluktaki gaz ve toz bulutlarında var olduğu uzun zamandır yapılan gözlemlerle biliniyor. Yani, yaşam için gerekli olan yapıtaşlarının bazılarının oluşumu için illa ki mükemmel bir gezegen gerekmiyor. Uzayda kozmik ışınların altında veya buzlu bir göktaşınının yüzeyinde oluşabiliyorlar.

Sonrasında ise, bu yaşamsal moleküllerin bir kısmının göktaşları vasıtasıyla, üzerinde yaşam oluşan gezegenlere (bizim örneğimizde Dünya) dağılıp ilk canlıların oluşumunda rol oynaması bir sır değil, hatta yüksek bir olasılıkla hep böyle oluyor.

Zafer Emecan

 

Facebook

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yazar Hakkında

Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor’un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. Alakasız üniversiteler bitirmiş olmasına rağmen, içinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan amatör bir bilimci.