Popüler Bilim Tüm Yazılar

Star Wars Evreni, Gerçeğe O Kadar Uzak Değil!

Hazırlayan: Ece Özen
Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Bu sıralar Star Wars hayranları, Star Wars’ın yeni filmi “Güç Uyanıyor”u, droidleri, becerikli uzay araçlarını ve çok çok uzaklardaki bir galaksinin etkileyici manzaralarını görebilmek için sinemalara akın ediyor. Ama Star Wars’taki tüm o devasa teknoloji ve büyüleyici mekanlar, gerçek hayatta gözümüzün önündeler.

Eğer NASA ve onun benzeri uzay kuruluşları uzayda yapabileceklerinin aralığını genişletebilir ve insanlığı uzayın daha derinlerine ilerletebilirse karşımıza çıkacak olan gerçeklik kurgu olan Star Wars’ın tamı tamına bir benzeri olacaktır.

Her hafta insanlar için önemli işlevleri olan robotlar, yeni uzay aracı teknolojileri ve roketler yapılıyor ve yeni ötegezegenler keşfediliyor.

Bilimkurgu bilimin gelişmesi için çok önemlidir, çünkü bilim kurgu sayesinde insanlar yeni olasılıklar üzerine hayal kurabilir. Star Trek genç insanları astronot olmaları konusunda yüreklendirdi.

star-trek-enterprise

Star Trek ve efsanevi Atılgan…

Yazar Arthur C. Clarke yakın geleceğin, teknolojiyle ilgilenen bilim insanları ve mühendisler tarafından geliştirileceği öngörüsüne sahip. Star Wars gibi filmlerin genç bilim insanlarının ötegezegenler bulma konusundaki açlıklarını beslediğini düşünüyor. Biz burada NASA’nın Star Wars dünyasını nasıl gerçeğe taşıyabileceği konusunda bir kaç madde üzerinde durduk.

TIE-INs

1977 yılında Star Wars, gezegenin kaderini belirleyen bir savaşı anlatarak sinemalarda büyük bir çıkış yaptı. Bu savaştaki iyi taraf Asi Birliği’ndendi. Asi Birliği aydınlık tarafı ve bireysel özgürlüğü simgeliyordu. Kötü taraf da Galaksi İmparatorluğu’ndandı ve onlarla ilgili her şey gayet şeytancaydı, bu grubun temsil ettikleri her şeyin vücut bulmuş hali tabii ki de Darth Vader’dır. Hatta TIE savaşçıları olarak adlandıran İmparator Askerleri tarafından kullanılan küçük uzay gemileri bile karanlıktır ve böceği andırır.

dawn20120830-full

Star Wars filmlerinde TIE “ikiz iyon motor”  anlamına gelmektedir. Maalesef henüz ikiz iyon motoru gerçek dünyamızda yok, cüce gezegen Ceres’i ziyaret ettiğimiz Dawn Uzay Gemisi de dahil olmak üzere gerçek hayatta kullanılan uzay araçları tekli iyon motorları içerir.

Gelecekte Dünya yakınındaki astroidleri yakalamayı ve onları Ay yörüngesine yerleştirerek, astronotların bu astroitleri ziyaret etmelerine imkan sağlamayı öngören NASA, yeni nesil motorlarını bu planları göz önüne alarak yapıyor.

Droid Hikayeleri

NASA’da bir çok robot, bilim insanlarına, mühendislere ve astronotlara yardımcı oluyor. Belki de en Star Wars vari robot, Robonot (robot astronot). Bu insan vari robot, NASA’da basit ve tekrar eden bir çok işi yapıyor. Robonot’un bir sürü sıkıcı işi yapması, astronotlara daha önemli işleri yapmaları için ya da en azından biraz dinlenmeleri için zaman tanıyor.

Artı, Robonot görünüm olarak biraz da olsa Star Wars’taki ödül avcısı Boba Fett’i andırıyor.

nasa-robonaut

Star Wars’taki C-3PO ve R2-D2 gibi droidler, çeviri yapmaktan uzay gemisi tamirine kadar bir sürü tuhaf şeye yardım edebilsinler diye tasarlanmışlardı. Ama Robonot’un tasarımcılarının daha büyük hedefleri var. Onlar Robonot’un astronotların uzay yürüyüşlerine yardım etmesini, insanlar için tehlikeli olan görevleri yerine getirmesini veya insanlara yüzeyde yardımcı olabilecek ve hatta medikal destek verebilecek yetkinlikte olmalarını istiyorlar. Valkyrie olarak bilinen bu robotun bir üst jenerasyonu olan Robonot-5 veya R5, belki bir gün insanlara Mars Yürüyüşü’nde önderlik edecek. Zamanı geldiğinde; robot, astronotlara yaşam alanı inşasında yardım edecek veya deneyler yapacak. NASA şu anda MIT ve Kuzeydoğu Üniversitesi’nde bu robotun prototipi üzerinde çalışıyor.

Jedi Eğitimleri

Luke Skywalker, Jedi Şovalyesi olmak için eğitimlere başladığında, Obi Wan Kenobi onu üstünkörü bir egzersizle çalıştırmıştı. Luke’a yuvarlak şekilli yüzen robotların lazer dabelerini geçiştirmeyi öğretti.

Bu duruma bağlı olarak NASA’nın teknoloji şefi David Miller bir grup MIT öğrencisine bu sahneyi ve bu yüzen, lazer darbeleri savuran robotları gösterip, bunun benzeri bir robot istediğini söylemiştir.

ISS-Expedition-42-Samantha-ESA

Meydan okuma tamamlandı. Miller’in bu isteği Senkronize Pozisyon Tutucu, Bağlantılı, Yön Değiştiren, Deneysel Uydular (SPHERES) diye adlandırılan uyduların icat edilmesinin önünü açtı. Boyutları bowling topu kadar olan bu robotlar, NASA’da kullanılıyor ve Star Wars’taki eşleri gibi havada yüzüyorlar. SPHERES uzay gemisinin buluşma noktalarında veya kenetlenme durumlarındaki manevralarını test etmek için kullanılıyor.

Ölüm Yıldızı

Mimas-Saturn

Bu Mimas olarak adlandırılan, Satürn’ün gerçek hayatta var olan uydusu.

Death-Star

Bu da İmparatorluk tarafından iki kere inşa edilmiş bir ölüm makinesi olan Ölüm Yıldızı.

Evet.

Galaksideki Tüm Gezegenler

1970’lere geri dönersek, George Lucas, Luke Skywalker için bir ana gezegen düşünüyordu ve bu ana gezegenin çift yıldızı olan Tatooine olmasına karar verdi, o zamanlar bilim insanları henüz başka yıldızlar etrafında başka gezegenler olabileceğinden bile emin değildi. Şu sıralar yüzlerce ötegezegen doğrulandı, hatta birkaç tanesi Tatooine gibi iki güneşe sahip.

383832_124051177741370_1346995997_n

Aslında, bilim insanları Samanyolu Galaksisi’nde ötegezegenlerin çok yaygın olduğunu hatta galaksimizdeki yıldız sayısından bile daha çok ötegezegen olduğunu biliyorlar. NASA, Star Wars evrenindeki bir çok dünyanın tıpatıp aynılarının galaksimizde, bu ötegezegenlerin arasında bulunabileceğini söylüyor. Hoth gibi buzlu gezegenler de var ve bilim insanları içinde yaşanacak ötegezegenler bulmaya da çok yaklaştılar.

Ayrıca trilyon mil uzunluğunda bir ışın kılıcı dahi var.

Çeviren : Ece Özen

Kaynak: http://www.space.com/31425-how-nasa-makes-star-wars-real.html

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yorum

Yazar Hakkında

Ece Özen

Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi. Kendisi hakkında bütün bildiği bu kadar. Hayat zor, hayat acımasız, bir de sıkıcı...