Amatör Astronomi Tüm Yazılar

Teleskop İle Baktığınızda Ne Görürsünüz?

Hazırlayan: Zafer Emecan
Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Teleskop, icad edildiği günden bugüne; evreni anlamamızda çığır açmış, bize evrene ait milyonlarca sırrı keşfetme imkanı sağlamış olağanüstü bir “bilimsel araç”tır. Eğer teleskop olmasaydı, şu an evrene ait bildiklerimiz milattan önceki yıllarda bilinenlerden çok da farklı olmayacaktı.

Eskiden, yapımı çok zor olan teleskoplar ancak gerçekten gökbilim ile ilgilenen bilim insanları ve az sayıda çok zengin kişinin sahip olabileceği araçlarken, şu anda gelişen teknoloji sayesinde ucuzladı ve dileyen herkesin erişebileceği konuma geldi. Ancak, aynı zamanda kazançlı bir “pazar” haline de dönüştü.

Artık, teleskop firmaları bilimsel gerçekleri bir kenara bırakarak halka süslü sözler ve bolca yalanla birlikte teleskop satmaya çalışıyor. Bunu kınamıyoruz, tüketim toplumu olmanın doğal bir sonucudur bu. Pazar ekonomisi, size ihtiyacınız olsun veya olmasın bulduğu her şeyi satmaya çalışacaktır. Biz, bu yazıda bir teleskop aldığınızda ne göreceğiniz, ne elde edebileceğinizi açıklamaya çalışacağız.

Lütfen, öncelikle veya bu yazıyı bitirdikten sonra teleskoplarla ilgili şu yazılarımızı okuyun. Bunları okumadan teleskop almaya kalkışmayın:
1 Temel Bilgiler | 2 Mercekli Teleskoplar | 3 Aynalı Teleskoplar

andromeda-teleskop-ciplak-goz-7176

Standart 26 mm göz merceği ile; küçükten büyüğe (300 liralıktan 5 bin liralığa) 4 farklı teleskopla bakıldığında Andromeda Galaksisi.

Firmaların pazarlama stratejilerinin en önemli kısmı, teleskop satın alan bireyin ayaklarının altına gökyüzünün serileceği yönünde. Bu pazarlama yöntemi o kadar başarılı oldu ki, teleskop satın alanların büyük kısmı objektiften baktığında gezegenlerin, galaksilerin gözlerinin önüne serileceğini sanıyor. Oysa gerçekler öyle değil!

İnsan gözü, ışık algılamada çok başarılı bir organ değildir. Evrimsel süreçte gündüzleri güçlü Güneş ışığı altında renkli ve iyi görmeye, geceleri ise soluk Ay ışığı altında siyah beyaz ve kabaca görmeye programlanmıştır. Geceleri gökyüzünde görülen yıldız, gezegen, nebula ve galaksilerin ışığı ise, Ay’dan kat kat daha soluktur.

Yani, 1 trilyon yıldızdan oluşan devasa Andromeda galaksisinin ışığı bize o kadar soluk biçimde gelir ki, çıplak gözle gökyüzünde güç bela seçmemiz mümkün olur. O galaksiye teleskopla baktığımızda ise, baktığımız teleskobun açıklığına (ayna mercek çapı) göre gözümüze gelen ışık miktarı biraz daha artar. Ancak, bu artış bir dolunayın bize sağladığı ama renkli görmemize yetmeyen ışıktan çok çok daha azdır. Teleskobun büyüklüğünden bağımsız olarak, gözümüzün böylesi düşük ışığı algılama yetersizliği nedeniyle, ne yaparsanız yapın teleskobun göz merceğinden baktığınızda fotoğraflarda gördüğünüz rengarenk ve ışıltılı Andromeda görüntüsünü göremezsiniz.

1900’lü yıllara kadar dev teleskoplar ile Andromeda bilim insanlarınca izlenmiş olmasına rağmen, onun bir galaksi olduğunun anlaşılamamasının en büyük nedeni budur. Çünkü, 1900’lü yıllara kadar gökyüzü gözlemleri hep çıplak gözle yapıldı. Dev bir teleskoptan da baksanız, gözünüz detayları seçemez.

Teleskop

Standart 26 mm göz merceği, ışık kirliliğinden uzak bir yer ve çok temiz havada 4 farklı büyüklükte (300 liralıktan 5 bin liralığa) teleskopla bakıldığında Satürn.

Aynı şey, gezegenler için de öyledir. Satürn gezegeninin halkaları küçük bir teleskopla bile ayırd edilebilir ancak, ayırma gücünün bir limiti vardır. Asla Satürn’ün halkalarının detaylı yapısını, Satürn’ün bulut sistemlerini göremezsiniz. Tüm görebileceğiniz, sarımsı soluk bir gezegen ve sarımsı soluk tek parça bir halka yapısıdır.

Jüpiter gezegeni de internette ve belgesellerde gördüğünüz görüntülerden aşina olduğunuz üzere yüzeyinde rengarenk fırtınalar kopan, çok detaylı halka biçimli bulut oluşumları olan bir gezegendir. Teleskopla bu gezegeni gözlemlediğinizde yine ne yaparsanız yapın teleskobun göz merceğinden bakarak bu bulut oluşumlarının renklerini göremezsiniz. Gezegenin tümünü kaplayan fırtına bulutlarını ancak çok soluk biçimde ve dikkatlice baktığınızda farkedebilirsiniz.

Burada, baktığınız teleskobun gücünün önemi yoktur. İster 800 liralık 7 cm çaplı mercek çaplı teleskopla, isterseniz 20 bin liralık 20 cm ayna çaplı bir teleskopla gözlemleyin, renkleri gözleriniz algılayamaz.

mars-teleskop-ciplak-goz-7176

En yakın olduğu zamanda, yüksek büyütme gücü sağlayan 9.7 mm göz merceği ile, ışık kirliliğinden uzakta, çok temiz havada küçükten büyüğe (300 liralıktan 5 bin liralığa) 4 farklı teleskopla bakıldığında Mars.

Çıplak gözle bile görülebilen Orion Nebulası‘na güçlü bir teleskopla baktığınızda görebileceğiniz tek şey, siyah beyaz, puslu bir bulut oluşumudur. Gözünüz bulutsudaki detayları asla ama asla seçemez. 30 cm ayna çaplı muhteşem bir teleskobunuz dahi olsa, göz merceğinden baktığınızda göreceğiniz şey budur.

Ayrıca teleskoplar kolay kullanılan cihazlar değildir. Kullanmayı öğrenmek için gerçekten çok çalışmanız, pratik yapmanız, gecelerinizin önemli bir bölümünü teleskopla gözlem yapmaya alışmak ve tecrübe kazanmak için geçirmelisiniz. Teleskopla gökcisimlerini bulmak, takip etmek oldukça güçtür. Orada gözünüzün önünde duruyordur ama, teleskobu yönlendirip göz merceğinden görene kadar hayatınızdan bezebilirsiniz.

gitar-calmak-188716

Gitar almak, sizi gitarist yapmaz. En basit şarkıyı çalmak için bile çalışmanız, iyi gitar çalmak için ise çok çalışmanız gerekir. Teleskopla gözlem yapmak da, buna çok benzer.

Bu, tıpkı gitar çalmayı öğrenmek için pratik yapmaya benzer. Pratik yapmazsanız, akorların ve notaların yerlerini bilmeniz bir işinize yaramaz; çalamazsınız. Eğer az pratik yapan biriyseniz, sadece Akdeniz Akşamları‘nı çalabilirsiniz. Fakat yeterince pratik yaparsanız, Rodrigo’nun Gitar Konçertosu‘nu çalabilirsiniz. Gitar aynı gitar, ne kadar kaliteli olduğunun önemi yok. Önemli olan, sizin ne kadar iyi olduğunuz. Eğer Rodrigo’nun Gitar Konçertosu’nu çalabilecek duruma gelmişseniz; “daha iyi bir gitar alayım da, sesi daha iyi çıksın” deme hakkına sahip olursunuz. Aksi halde, Akdeniz Akşamları’na devam…

Takip sistemi olmayan teleskoplarda, görüntüyü göz merceğini değiştirerek büyüttüğünüzde, Dünya’nın dönüşü nedeniyle baktığınız gök cismi hızla görüş alanınızdan çıkacaktır. Örneğin, Satürn’ü detaylı biçimde incelemek için yüksek büyütme oranına sahip bir göz merceği kullanıyorsanız, teleskobu aralıksız sürekli yönlendirmek, Satürn’ü takip etmek zorundasınız. 1 dakika bile boş bırakıp bir su içmeye gidip geldiğinizde izlediğiniz gezegen görüş alanınızdan çıkmış olacaktır. Tekrar bulmanız ve tekrar takip etmeye başlamanız gerekir.

Takip sistemi olmayan çok güçlü bir teleskop ile, yüksek büyütme oranında Ay’ın kraterlerini incelemek istediğinizde, üstteki durum ile karşılaşırsınız. Ay, hızla görüş alanınızdan çıkar. Aynı durum, gezegenler, yıldızlar, nebulalar ve galaksiler için de geçerlidir. 

Takip sistemine sahip teleskoplar ile görüntüyü sabit tutmak daha kolaydır. Ancak, bu teleskopları her “açtığınızda” kalibre etmeniz gerekir ki, teleskop takip yapabilsin. Bu kalibrasyon da 2 dakikalık bir iş değildir. En az yarım saatinizi, hatta bazı durumlarda 1 saatinizi teleskobu ayarlamak için harcamanız gerekir. Elbette, tecrübe kazandıkça bu süre düşecektir.

GPS özellikli teleskoplarda elbette bu sorun yoktur. Otomatikman kalibrasyonunu yapar, dilediğiniz gökcismine yönelir. Ancak, yukarıda anlattığımız siyah beyaz ve soluk görüntüleme durumu bu teleskoplar için de geçerlidir. Çünkü sorun teleskop değil, gözlerinizdir. İnsan gözü, gökcisimlerinden gelen soluk ışınları renkli ve detaylı biçimde algılayamaz.

Peki, internette, belgesellerde gördüğünüz rengarenk, çok detaylı fotoğraflar nedir? Bunları sonradan mı renklendiriyorlar?

Hayır, o fotoğrafların adı “astrofotoğraf“, çeken kişiler ise “astrofotoğrafçı“dır. Burada, fotoğraf makinalarının insan gözünün aksine “uzun süre” ışık toplayabilme yeteneğinden yararlanılır. Uzun pozlama dediğimiz bu yöntem ve beraberinde kullanılan çekim teknikleri ile, saatler süren uğraşlar sonunda o görüntüler elde edilir.

orion-ciplak-goz-astrofoto-96615

Solda, 10 cm ayna çaplı pahalı ve kaliteli (marka ve modeline göre 3 bin lira ile 30 bin lira arasında satılan) bir teleskopla, göz merceğinden baktığınızda Orion Nebulası’na ait görebileceğiniz en iyi görüntü. Sağda ise, aynı teleskopla, aynı görüntünün bir astrofotoğrafçı tarafından birkaç saatlik pozlama sonucu alınmış gerçek renkli görüntüsü.

Gökcisimlerinin detaylarını görüp anlamlandırmaya, teleskop ile fotoğraf makinasının entegre olmaya başladığı 1900’lü yıllardan sonra kavuştuk. Bu sayede, çıplak gözle göremediğimiz detayları farketmeye başladık.

Uzun pozlamayı, fotoğrafçıların geceleri yaptıkları çekimler gibi düşünebilirsiniz. Geceleri çıplak gözle baktığınızda sıradan görünen bir şehir, iyi bir fotoğrafçının uzun pozlaması sonucunda hayallerinizi süsleyen ışıl ışıl bir yere dönüşür. Ancak, astrofotoğrafçılık karasal fotoğrafçılıktan daha zordur ve çok daha fazla zaman harcamanız gerekir. Örneğin bir astrofotoğrafçının rengarenk ve detaylı bir Orion Nebulası veya Jüpiter fotoğrafı  çekmesi saatlerini, hatta bazen bütün gecesini alır.

Bu ise profesyonel astronomların evreni incelemek için kullandığı milyonlarca dolar değerinde 100 cm yani 1 metre ayna çaplı teleskop ile en yakın nebulaya göz merceğinden baktığınızda ne göreceğiniz. Altta sağdaki görüntü böylesi dev bir teleskopla bile baktığınızda göreceğiniz en iyi görüntüdür. Sol tarafta ise aynı görüntünün normal bir DSLR fotoğraf makinası ile 5 dakikalık uzun pozlama sonrası nasıl renklendiğini görüyorsunuz. (Telif: Mehmet Ergün)

Teleskop alırken, bu bilgiler ışığında hareket edin. Teleskop alırken “ne kadar uzağı görürüm?” sorusu anlamsızdır. “Ne kadar yakınlaştırır?” sorusu anlamsızdır. “Mars’ı görür müyüm?” sorusu anlamsızdır. Bu sorular, tıpkı gitar alırken; “bununla Akdeniz Akşamları mı çalınır, Rodrigo’nun Gitar Konçertosu mu?” sorusunu sormaya benzer. Cevap bellidir; “o gitarı yerine koy, sana bir fülüt verelim”...

Unutmayın; Galileo ve Newton, gökyüzünde muazzam keşiflere şu anda çocuklar için satılan ve çoğunluğun aldıktan sonra “bu mu görünüyormuş yahu!” diye burun kıvırdığı teleskoplardan çok daha kötüleri ile imza attı. İyi gitar çalmak için iyi bir gitar gerekmediği gibi, iyi bir amatör astronom olmak için iyi bir teleskop gerekmez. Ve bu arada, “Kaç para ulen bi fülüt!” diye sormayın 🙂

Zafer Emecan


teleskoplar-2254-2-meade

Amacınıza en uygun ve en kaliteli teleskop ya da dürbünü, en uygun fiyata sadece Gökbilim Dükkanı‘nda bulabilir, satın alma ve kullanım sürecinde her zaman bize danışabilirsiniz.
GÖKBİLİM DÜKKANI’NA GİT

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yorum

Yazar Hakkında

Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor'un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. Alakasız üniversiteler bitirmiş olmasına rağmen, içinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan amatör bir bilimci.