Popüler Bilim Tüm Yazılar

Teori Nedir, Ne Değildir?

Çok yaygın bir yanılgı, teorilerin “kanıtlandığında” kanun olacağı yönünde. Oysa “bilim”de böyle bir şey söz konusu değil. Eğitim sistemimizin bozukluğundan mıdır bilinmez, insanlarımız bilimsel bir gerçeğin ortaya çıkışının; tez > hipotez > teori ve nihayet kanun şeklinde olacağını düşünüyor.

Malesef eğitim sistemimiz bu yanlış bilgiyi zihinlerimize kazıdı ve kazımaya devam ediyor.

Teori, bir olguyu açıklama amacı güden ve kanıtlarla desteklenebilen açıklamalar bütünüdür. Bilim, teorileri ispatlama amacı gütmez ve bunun için çaba göstermez. Çünkü sağlam bir teori, zaten kanıtlar tarafından desteklenir ve gücü ölçüsünde yaygın kabul görür. O nedenle bilim, teoriler için “kanıt” toplar; açıklama gücüne bakar. Gerekirse yeni kanıtlarla destekler.

Olgu veya doğada var olan gerçek nedir?

Uzak galaksilerin kırmızıya kayması bir olgudur ve gerçektir. Bunun nedenlerini ve mekanizmasını açıklamaya çalışan teori ise; “büyük patlama teorisi”dir. Yine, evrim bir olgudur ve gerçektir. Nedenlerini ve mekanizmasını açıklamaya çalışan teori ise “evrim teorisi”dir. Cisimlerin birbirini çekmesi bir olgudur ve gerçektir. Bunun nedenlerini ve mekanizmasını açıklamaya çalışan teori de “kütleçekim teorisi”dir. Elektrik bir olgudur ve gerçektir. Nedenlerini ve mekanizmasını açıklamaya çalışan teori “elektron teorisi”dir. Bu arada, eminim bir çoğunun elektronun bir teori olduğunu ilk kez burada okuyorsunuz. Evet, elektron denen parçacık bir teoridir; kanun değil.

Bir teorinin “terkedilmesi” için, hem onun açıklayabildiklerini, hem de açıklayamadıklarını “daha iyi” izah edebilen başka bir teorinin ortaya konulması gerekir. Örneğin; evrim teorisi “şunu şunu açıklıyor”, ama “bunları bunları açıklayamıyor” demek, o teoriyi geçersiz kılmaz. Aksine, teoriyi güçlendirmek için daha fazla çalışılması gerektiğini gösterir. Zaten bilim insanları da bunu yaparlar…

Teoriler, “bazı şeyleri iyi açıklayamadığı için” çöpe atılmazlar. Teorilerin açıklayamadığı alanları aydınlığa kavuşturmak için teori geliştirilmeye ve teoriyle çelişmeyecek yeni ek teorilerle desteklenmeye çalışılır. Sonuçta ortaya çıkan teori, “iş görüyor” ise kullanılmaya devam edilir. Örneğin, büyük patlama teorisi, çok uzak galaksi kümelerindeki galaksilerin hidrojen ve helyum dışındaki elementler bakımından fakir olması gerektiğini söyler. Ancak, çok uzaklarda diğer elementlerce zengin galaksilere rastlanması büyük patlama teorisini çökertmez. Kaldı ki, böyle galaksilere rastlıyoruz da. Evrenin genişleme hızının büyük patlama teorisinin öngördüğünden çok daha fazla olduğunu gördüğümüzde büyük patlamayı çöpe atmadık. Onun yerine “burada bilmediğimiz bir karanlık enerji buna neden oluyor galiba” dedik ve teoriyi sahiplenmeye devam ettik. Oysa, “karanlık enerji hipotezi”nin elimizde şu an hiçbir kanıtı bulunmuyor.

Newton’un kütleçekim teorisi; yüzyıllar boyunca gökcisimleriyle ilgili hesaplarımızda kullanılmış, gayet başarılı bir teoridir. Fakat, Einstein’ın görelilik teorisi, Newton’un teorisinden çok daha ileridedir ve bambaşka bir bakış açısı getirir. Buna rağmen, Newton formülleri “daha pratik” olduğu için, çok hassas hesap gerektirmeyen alanlarda (mühendislik vs) kullanılmaya devam ediliyor. Yani Newton teorisi yanlış değil. Sadece Einstein’ınki daha doğru.

Son bir örnek verelim:

Gezegenler güneş çevresinde dönüyorlar. Hareketlerini nasıl hesaplayabiliriz? Tabi ki, Newton’un kütleçekim teorisi ile. Peki, bazı gezegenlerin, mesela Merkür’ün yörüngesini bununla hesapladığımızda yanlış çıkıyor, ne yapmalıyız? Elbette, Einstein’ın görelilik teorisini kullanmalıyız.

Özetle, ne büyük patlama teorisi, ne atom teorisi, ne elektromanyetizma teorisi, ne sicim teorisi, ne de evrim teorisi aradan binlerce yıl geçse de “kanun” olmayacak. Yerlerine daha iyi teoriler geliştirilse bile, gerektiği sürece kullanılmaya devam edecek.

Zafer Emecan

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yazar Hakkında

Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor’un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. Alakasız üniversiteler bitirmiş olmasına rağmen, içinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan amatör bir bilimci.