Sahte Bilim Tüm Yazılar

Yoğunlaşma İzleri

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Herkesin dikkatini çekmiştir; bazen çok yükseklerden geçen bir uçağın, ardında upuzun beyaz bir iz bıraktığını görmüşsünüzdür. İşte bu beyaz uzun izlere “yoğunlaşma izi” adı veriliyor.

Bildiğiniz gibi, yeryüzünden yükseldikçe atmosferde hava sıcaklığı düşmeye başlar. Uçakların uçtuğu yükseklikte sıcaklık -30 ila -40 santigrat derece arasındadır. Bu izler, 8 km ve daha yüksekte uçan uçağın egzosundan çıkan “sıcak” ve yoğun su buharının, o yükseklikteki çok soğuk hava ile karşılaştığında büyük bir hızla donup kristalleşmesiyle oluşur. Bölgedeki hava çoğunlukla sakin olduğu için, bu izler uzun süre kaybolmadan kalarak uçakların arkasında kilometrelerce uzunlukta buz kristallerinden oluşan bir kuyruk oluşumuna sebep olur. Bazen de oluşan hava akımlarıyla yoğunlaşma izleri birbirlerinin üstüne binerek karmaşık şekiller oluşturabilir.

chemtrails54872

Yoğunlaşma izleri normalde zararsızdır. Ancak, yüksek irtifa uçuşlarının gerçekleştiği hava üsleri yakınlarında veya uçuş güzergahlarında bulunan bölgeler için sorun yaratabilir. Bu bölgelerde normalin üzerinde yaşanan bulutluluk oranı, lokal iklim değişiklerine yol açabilir.

Yoğunlaşma izleri kimi zamanlar saatlerce kalabildiği ve Güneş ışığını engellediği için, bölgesel iklim bozukluğuna sebep olarak gösterilebiliyorlar. Şunu da söylemek gerekir ki, yoğunlaşma izlerinin asıl sorumlusu genellikle yolcu uçakları değil, çok daha güçlü motorlara sahip olan askeri jet uçaklarıdır.

Bazı komplo teorisyenleri ise, bu izlere Chemtrails adını verirler. Aklı bir karış havada olan ve geceleri yürürken sürekli takip edildiğini düşünen bu elemanlara göre izler aslında insanlığa yapılan büyük bir komplonun ürünüdür. Bu düşünceye göre, yüksekten uçan uçaklar gökyüzünde bilerek bu yapıları oluştururlar ve yukarıda anlattığımız atmosferik doğal süreç ile bir ilgisi yoktur. Beyaz bulut izlerini oluşturan yapı, uçakların arkasından salınan alüminyum tozu, baryum tuzları ve çeşitli zararlı kimyasallardır. 

Ancak, chemtrails komplocuları kendi aralarında pek anlaşabiliyor görünmüyorlar. Kimileri bu kimyasalların serpilererek insan nüfusunun orta vadede ölümlerin artmasıyla düşürülmeye çalışıldığını iddia ederken, kimileri de kimyasalların aslında verimli tarım topraklarını verimsizleştirmeye yönelik olduğunu dile getiriyorlar. Başka bir grup komplocu ise, bu “spreyleme” işinin Güneş ışınlarını geri yansıtarak küresel ısınmayı engellemeye yönelik araştırma çalışmaları olduğu düşüncesinde.

amerikanailesi

Olası bir nükleer savaş, “elektrik kesintisi”, salgın hastalık uzaylı yahut zombi istilası, deprem veya fırtına sonrası oluşacak “kaos sürecinde” hayatta kalabilmek için çılgınca silahlanan sıradan bir Amerikan ailesi…

Tabi ki, yukarıda açıkladığımız basit fiziksel gerçekler ortada dururken bu komplo teorilerinin inandırıcılığı da pek kalmıyor. Kaldı ki, Eskişehir Ana Jet Üssü’nden kalkmış, Hamdi yüzbaşı yönetimindeki bir F-16’nın niçin Ankara semalarında “şöyle bir zehir saçayım ortalığa” diye dolaştığını kimse açıklayamadığı için pek ciddiye alınacak yönü de bulunmuyor.

Aslında tüm bunlar; genel bir pranoyaklığın hakim olduğu ABD’deki komplo teorilerini ithal etmekten kaynaklanıyor. Amerikan halkının sürekli bir komplo teorisi üretme hastalığı vardır. Zombi istilası için sığınak yapıp silah ve erzak biriktiren beş çocuklu Ackley ailesinin bütün gün internette paranoyakça paylaştığı şeyleri alıp Türkiye’ye uyarlamaya kalkışırsanız olacağı budur. Neyse ki zombi istilası komplosu bizim kültürümüze pek uymadığı için henüz bunlarla karşılaşmadık. Şimdilik Chemtrails, Haarp, Illuminati vs gibi şeylerle idare ediyoruz.

Neyse… 1989 yılında çekilen en üstteki müthiş fotoğraf, Kanada Uluslararası Havacılık Gösterileri’ne gitmekte olan iki adet Rus Mig 29 uçağı tarafından oluşturulmuş “yoğunlaşma izleri”ni, kendilerini takip eden bir F-15’in bakış açısından gösteriyor.

Zafer Emecan

 

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yorum

Yazar Hakkında

Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor'un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. Alakasız üniversiteler bitirmiş olmasına rağmen, içinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan amatör bir bilimci.