Evrenin Keşfi Tüm Yazılar

Uzay Serüveninde Bir İlk: Yoldaş Sputnik

Hazırlayan: Süleyman Yeşil

Bir uzay serüveni furyası ve merağı başladı şu an ülkemizde ve Dünyada. Gün geçtikçe yeni keşiflerle popülerleşmeye başladı astronomi. Bu yazıyı yazmaya başladığımız sıralarda Plüton‘a yaklaşan “Yeni Ufuklar” bize bu cüce gezene ait ilk fotoğraflarını gönderiyordu. Yeni Ufuklar’ın başarısı, bizim için tıpkı ilk kez Ay’a ayak basılması, ilk defa uzaya çıkılması gibi bir ilkti. Bu olayların hepsi Neil Armstrong’un deyimi ile “Bir insan için küçük, ama insanlık için dev bir adım”dı. Peki ilklerin, astronomi alanında bu kadar büyük sıçramalar yapılmasının ilk basamağını oluşturan şey neydi?

Bunun cevabı tabi ki Sputnik. Sebebiyse Dünya’dan uzaya gönderilen ilk yapay uydunun kendisi olmasıydı.

Sputnik Rusçada “yoldaş ve arkadaş” anlamına gelir. Soğuk savaş dönemini başlatan ve Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) karşı ilk galibiyeti alan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) tarafından, Ekim Devrimi’ne itafen 4 ekim 1957 tarihinde uzaya göndermiştir.

Sputnik_Satellite

İnsanlığın uzaya göndereceği ilk araç olan Sputnik, fırlatma öncesinde son kez Sovyet mühendisler tarafından gözden geçiriliyor…

Aslında hem SSCB, hem de ABD 1950’li yılların başlarından itibaren birçok kez uydu göndermeyi denedi. Fakat Sputnik’i diğerlerinden ayıran özelliği, onun yörüngeye oturması oldu. Bu durum, SSCB’nin uzay yarışının başlangıcında ilk maçtan galibiyetle ayrılması demek oluyordu. Peki bu başarılı Yoldaş’ın özellikleri neydi?

Sputnik 83 kg ağırlığında 58 cm çapındaydı. Küre gövdesi üzerinde, boyutları 2.5 ile 2.9 m uzunluğunda dört uzun anteni vardı. Bunun dışında içerisinde 20.005 MHz ve 40.002 Mhz (15 m ve 7.5m dalgaboyu) gücünde iki radyo vericisi barındırıyordu. Kürenin içerisi ise azot gazı ile doldurulmuştu.

Voyager, Pioneer, New Horizons, Hubble, SOHO, Apollo, Curiosity gibi uzay araçlarının önünü açan bu uydu, Dünya’dan 250 km yükseklikteki yörüngesine başarıyla oturdu. Yörüngeye oturduğunu tüm Dünya’ya duyurmak için de içindeki radyo vericisinden döneminde sansasyon yaratan “bip bip” sinyallerini göndermeye başladı. Yayınlanan bu sinyal aslında SSCB’nin dünyaya teknolojik açıdan yaptığı bir gösteri idi. Araç yörüngesi boyunca gezegenimizin üzerinden geçtiği alanlarda dileyen herkes radyosunu açıp bu bip sinyalini dinleyebiliyordu. Siz de bu linkten Sputnik’in o günlerde Sovyetler için gurur verici, ABD için ise bir moral bozukluğu olan ünlü sinyalini dinleyebilirsiniz.

Ek Bilgi: Sputnik’in sinyalinin yörüngesinin yolu üzerindeki Dünya yüzeyinden dinlenebiliyor olmasının bir benzeri ABD’nin Ay’a gidişinde de yaşanmıştır. Ay yolculukları sürecinde, yeryüzündeki binlerce amatör astronom kurdukları radyo alıcı düzenekleri ile astronotların yeryüzündeki ekiple yaptığı konuşmaları, uzay aracının konumunu takip ederek dinleyebilmiştir. Amatör veya profesyonel astronomi dünyasının tamamının ve yeryüzündeki hiçbir ülkenin “ABD aslında Ay’a gitmedi” saçmalıklarına itibar etmeyişinin en büyük nedenlerden biri de zaten budur. 

sputnik

Küre biçimli olan Sputnik aracının iç yapısı aslında böyleydi.

Peki Sputnik sadece yörüngeye oturarak mı başarılı olmuştu? Elbette hayır; öncelikle iyonosferde elektron yoğunluğunu ölçtü ki, bu bizim için bir ilkti. Sonrasında ise içerisine doldurulmuş olan gazın azalmadığı, uydunun herhangi bir zarar görmediği anlaşıldı. Uyduda bir gaz sızıntısının olmaması bilim insanları için önemliydi çünkü, Sputnik’in bir süre sonra mikrometeorlar yüzünden zarar göreceği ve başarısız olacağı düşünülüyordu. Ancak bir zarar yaşanmayınca, artık uzayın “uydular için” düşünüldüğü kadar tehlikeli olmadığı anlaşıldı ve bu küçük canavar sayesinde uzaya uydu göndermenin önü açıldı.

Bu koca yürekli uydu toplamda 69 milyon kilometre yol katettikten ve 1.400 tur attıktan sonra, 4 ocak 1958 tarihinde atmosferde parçalanarak yandı ve görevini tamamlamış oldu. Uydunun parçaları bulunamadı ancak, başta o günlerde SSCB’nin baş düşmanı ABD’nin Washington DC’deki Smithsonian Ulusal Hava ve Uzay Müzesi’nde olmak üzere, birçok müzede maketleri sergilenmeye devam ediyor.

Hazırlayan: Süleyman YEŞİL
Düzenleyen:
Kemal Cihat Toprakçı

Hep daha fazla okumak gerekir...

Yazar Hakkında

Süleyman Yeşil

Antakya Atatürk Lisesi mezunu. 2010 yılından bu yana Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümünde okuyor. Satrancı seviyor ve ne iş olursa yapıyor…