Bedava Enerji Üreteci Sahtekarları

Kumarhanelerde filmlerden sık duyduğunuz bir kural vardır: “Kasa her zaman kazanır”. Yani, kumar oynayarak kazanamazsınız, nihayetinde her zaman kaybedersiniz. Bedava enerji üreteci sahtekarları da böyledir, sizi büyük hayallerle kandırırlar ve aslında hep onlar kazanır.

Bedava enerji sistemleri, yapıları itibarıyla enerjinin korunumu yasalarına aykırıdırlar ve sürekli sabit çıktaya sahip enerji üretmeleri mümkün değil. Bunu ister bir Türk yapsın, ister İngiliz, sonuç değişmez. Bu tür sistemler başarısız olmaya mahkumdur.

Sınırsız bedava enerji ürettiği söylenen devridaim makinalarının çoğunlukla amatörler tarafından geliştirilmeye çalışıldığını, “yaptım” deyip kamuoyuna sunulduktan sonra hiçbirinin çalışmadığını farkettiniz mi? Çalışmazlar, 2×2 = 5 etmez.

Yine ilginçtir, bu tür cihazları icad ettiğini söyleyen bir allah kulu da aletin nasıl çalıştığını göstermez, içinin açılmasına izin vermez, devlet sırrı gibi saklar. Muhakkak patent almaya çalışır ve zengin olma hayalleri kurarlar. Fakat alet çalışmayacağı için bu hayalleri suya düşmeye mahkumdur.

İnternette sıklıkla gördüğünüz, herhangi bir yere bağlı olmadan yanan lambalar vs gibi videoların hepsi sahte. Gülün geçin...
İnternette sıklıkla gördüğünüz, herhangi bir yere bağlı olmadan yanan lambalar vs gibi videoların hepsi sahte. Gülün geçin…

 

Bildiğiniz gibi bugünkü teknolojik devrimlerimizi gerçekleştiren bilim insanlarının çoğu patent peşinde koşma ahlaksızlığına düşmemiştir. Ama bu bedava enerji üreten alet geliştirdim diyenlerden Allah için bir tanesi de çıkıp; “yaptım, insanlığa armağan olsun. Buyrun teknik detayları, buyrun yapım şeması, herkes kullansın, enerji savaşları bitsin, enerji yüzünden insanlık birbirini yemeyi bıraksın. Bana alacağım nobel, birkaç teşekkür, bir de tarih kitaplarına girmek yeter” demez.

(Böyle bir cihazı geliştiren Nobel ödülünü ve beraberindeki milyon dolarlık ödülü zaten garanti olarak alır. Niye patentle ıvır zıvırla uğraşıyorsun, Nobel’den alacağın para, kendi devletinin ve yığınla bilim kuruluşunun vereceği “üstün hizmet ödülleri” neyine yetmiyor?)

Ben böyle bir cihaz yapsam -ki bu yapıldığı iddia edilen cihazların tümünü yapacak kadar da elim maharetlidir- tüm sırlarını ve detaylarını internette bulabildiğim her yerde yayınlar, her basın kuruluşuna, bulabildiğim etkili olabilecek her yere gönderir, tüm haber bültenlerine çıkar, hepsinde nasıl çalıştığını hiçbir detayını atlamadan açıklarım.

Dünyayı komple değiştirecek alet yapmışım, bunun patentiyle mi uğraşacağım, niye gizleyeyim? Herkes kullansın, herkes yapabilsin.

Malesef basında sık sık "bedava elektrik üreten jeneratör yapan mucit" gibi haberler duyarsınız. Hah, işte onların hiç biri çalışan cihazlar değil. Çalışmaz zaten, ciddiye almalın.
Maalesef basında sık sık “bedava elektrik üreten jeneratör yapan mucit” gibi haberler duyarsınız. Hah, işte onların hiç biri çalışan cihazlar değil. Çalışmaz zaten, ciddiye almalın.

 

Neyse, bu tür aletlerin en ünlü olanları; internette her yerde görebileceğiniz perendev manyetik motoruyla, ne yazık ki devlet büyüklerimizin de katılımıyla tanıtımı yapılan anlı şanlı erke dönergeci. Her ikisi de yapanların ve bu işe para yatıranların elinde patladı. Patlar tabi, çalışmaz çünkü

Sonra bilim adamların niçin 50 yıldır füzyon reaktörleri geliştirmeye çalışıyor, niçin Güneş enerjisi sistemleri için milyar dolarlar harcanıyor der durursunuz… Her şey Con Ahmet’in Makinası’yla bitseydi, tüm bu emek ve çaba da gerekli olmazdı. Onbinlerce bilim insanı da boşa çabalıyor zaten!..

Enerjinin Korumu Yasası

Enerjinin korunumu yasası, izole bir sistemde mevcut enerjinin değişmeyeceğini ifade eder. Bugün fizikte, astrofizikte, kozmolojide, mühendislikte ve sayıp sayabileceğimiz tüm fizik alanlarındaki her kanunun temelinde enerjinin korunumu yatar. Yani bugüne kadar tecrübe ettiğimiz her şey, istisnasız bir şekilde bu yasa çerçevesinde gerçekleşti ve gerçekleşecek.

Bir enerjiyi yoktan var edemezsiniz. Kulağa biraz üzücü gibi geliyor olabilir, fakat eğer enerji öyle yoktan üretilebiliyor olsaydı inanın hayal dahi edemeyeceğimiz kadar farklı bir dünyada yaşıyor olurduk. Bugün yörüngeye uydu oturtabiliyor, uçakları uçurabiliyor, evlerde buzdolaplarını kullanabiliyor, elektrik sobaları ile ısınabiliyor hatta ev soğumasın diye yalıtım yaptırıyorsak bunun bir sebebi var.

Milli gururumuz “Filenin Sultanları”, onca başarıyı “bedavaya” elde etmedi. Alınlarından damlayan her bir damla ter için harcanan büyük bir emek ve “enerji” var.

 

Bir enerji türü diğerine dönüşebilir. Örneğin elektrik enerjisini ısı enerjisine dönüştürerek ısınıyoruz. Yani ısınmanın bir bedeli var. Isınmak istiyorsanız karşılığında bir şeyler vermeniz gerekiyor. Bir topa vurmak için bile topa; vücudumuza aldığımız gıdalardan elde ettiğimiz enerji yoluyla, bir kinetik enerji vermek zorundayız. Top bu basit kavisli yolu sırasında dahi, potansiyel enerji ile kinetik enerji arasında bir değişim yaşayacak, sürtünme yüzünden enerji kaybedecektir. Kaybedecektir diyorsak, kendinden kaybedecektir ama başka bir yere verecektir demek istiyoruz. Doğadaki bu döngü, bu yasalar yüzünden var.

Örneğin aşağıdaki videoda MIT’den Prof.Dr.Walter Lewin, son derece emin olduğumuz bu yasayı hayatını riske atarak gösteriyor.

*Videoda endişe edip gerilmesinin sebebi, ufak bir el hareketiyle topa bir hız verebileceğini düşünmesi. Bu yüzden olacak ki zekice bir hareket yapıp topu yüzünün tarafından hiçbir parmağıyla dokunmadan yalnızca salınacağı taraftan tutuyor. Böylece kazara iterse, ittiğini çenesinde hissedebilir, fakat öbür türlü fark edemez. 

Mıknatıs Hayranlığı

Burada insanların yanıldığı en önemli konuların başında gelen mıknatıslar hakkında da bir iki kelam etmeden olmaz. Yukarıda enerjinin korunumu yasasını açıkladık. Aynı şey aslında mıknatıslar için de geçerli.

Çoğu insan, mıknatıslığın ilelebet var olan bir itme-çekme gücü olduğu yanılgısına düşüyor. Evet, evinizdeki buzdolabına yapışan mıknatıs sizin ömür sürenizin sonuna kadar oraya yapışmaya devam edecek. Ancak, bu sonsuza kadar sürmez. İşte, mıknatıslığın sonsuza kadar sürmeyeceğini bilmeyenler de, “eğer mıknatısları uygun bir biçimde dizersek, hiç durmadan hareket eden bir düzenek yaratırız. Bu hareketi de elektriğe çeviririz, bedava enerji elde ederiz” diye düşünüp işe girişiyor.

Bir zamanlar binlerce kişiyi dolandırıp üreticisini zengin eden (ve tabi ki çalışmayan) Perendev Manyetik Motor.
Bir zamanlar bedava enerji üreteci diye lanse edilip binlerce kişinin dolandırılmasını sağlayarak üreticisini zengin eden (ve tabi ki çalışmayan) Perendev Manyetik Motor.

 

Sorun şu ki, bir mıknatısa iş yaptırmak, o mıknatısın “mıknatıslanırken” depoladığı enerjiyi ondan geri almak demektir. Dolayısıyla, bir dönem sosyal medyada oldukça popüler olan “Perendev Manyetik Motor” gibi düzenekler kısa sürede çalışmaz hale gelmeye mahkumdur.

Kuracağınız düzenekteki mıknatısları düzenli olarak değiştirmeniz gerekir. Tabii ki, bu bir maliyettir ve bunun maliyeti düzeneğin size vereceği enerjiyle elde edilecek kazançtan her zaman fazladır. Sebebini biliyorsunuz; enerjinin korunumu yasası. Ve de elbette hiçbir sistemin %100 verimlilikle enerji üretemeyeceği.

İlla ki sürtünme ve ısı yoluyla enerjinin bir kısmı kaybolacaktır. Yani, mıknatıslarla oluşturulmuş bir “con ahmetin makinası” düzeneği de size malesef enerjiyi belli bir maliyet karşılığında üretecektir. Örneğin düzenekteki mıknatısları yapabilmek için 100 birim elektrik enerjisi harcadıysanız, o mıknatısları kullanarak elektrik üretirken elde edeceğiniz toplam elektrik enerjisi 100 birimin altında olacaktır. Yani, zarar edeceksiniz!

Çok güçlü mıknatıslarla uğraşırken dikkatli olun. Rahatlıkla elinizi veya parmaklarınızı kırabilirler.
Çok güçlü mıknatıslarla uğraşırken dikkatli olun. Rahatlıkla elinizi veya parmaklarınızı kırabilirler.

 

Bu arada mıknatısın “iş yaparken” nasıl enerji kaybettiğini merak etmiş olabilirsiniz. Kendiniz denemeniz için basit bir deney önerelim:

İşinize yaramayan iki tane mıknatıs alın ve bu iki mıknatısı birkaç dakika boyunca hızlı hızlı birbirine vurun. Bu yaptığınız, bir manyetik motor düzeneğindeki gibi, mıknatısların manyetik alanlarının sürekli birbirinin içine geçmesine ve mıknatısların “çekme-itme” işi yapmasına neden olacaktır. Bir süre sonra göreceksiniz ki, her iki mıknatıs da çekme gücünü önemli oranda yitirmiş hale gelecek. Hatta bu işi yeterince uzun sürdürürseniz, ikisi de mıknatıslık özelliğini tümüyle yitirecektir.

Konu hakkında biraz daha bilgi alabilmeniz için, Yalansavar‘daki şu yazıyı okumanızı tavsiye ederiz.

Zafer Emecan & Ögetay Kayalı

image_printPDF Kaydet & Yazdır

Yazar: Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor'un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. İçinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan bir amatör astronom.

Keşfet!

Wirtanen Kuyruklu Yıldızı Çıplak Gözle Görülebilecek Mi?

Son günlerde basında Wirtanen (46P/Wirtanen) Kuyruklu Yıldızı’nın 13-16 Aralık 2018 tarihleri arasında çıplak gözle dahi …