Telif: bigstockphoto.com/Kamira

31 Ocak 2018 Mavi Ay Nedir?

Basında son günlerde 31 Ocak 2018 Çarşamba (bir önceki 31 Temmuz 2016 idi) günü, “çok nadir görülen” mavi Ay olgusunun gerçekleşeceği yazılıp çiziliyor. Birçok insan da Ay’ı mavi göreceğiz beklentisi ile o günü bekliyor. Bu gün, aynı zamanda ülkemizden yeterince gözlenemeyecek olan bir Ay tutulmasına da sahne olacak.

Bu arada, basın yine her zaman olduğu gibi (saygın görülen gazetelerimiz dahil) bol miktarda yalan yanlış bilgi vermekten çekinmiyor. Biliyorsunuz, Türk basınının en ciddi gazetesinde bile, bilimsel konularda “bir bilene soralım” anlayışı yoktur. Ortalık “Mavi Ay, Süper Ay veya Kanlı Ay” haberlerinden geçilmiyor. Buna yeni bir isim de bulundu bu arada; “Nadir Ay”…

Ancak biz, Mavi Ay kavramı üzerinden gidelim: Bizim kültürde mavi Ay nedir dediğiniz zaman özgün adı moonlighting (Ayışığı) olan ama dilimize Mavi Ay diye çevrilen 1985’li yıllarda ülkemizde gösterilen, başrollerde Cybill Shepherd ve Bruce Willis‘in yer aldığı meşhur dizi gelir aklımıza. Batı kültüründe ise Mavi Ay kavramı tamamen farklıdır.

maviaybrucewillis
Türk halkının Bruce Willis’i ilk kez tanıdığı televizyon dizisi, ülkemizde “Mavi Ay” adıyla yayınlanmıştı…

 

Eğer bir mevsimde dört dolunay oluyorsa, üçüncüsüne Mavi Ay diyorlar. Biliyorsunuz her yıl 12 dolunay evresi vardır ve yaklaşık her ayda bir kez meydana gelir. O zaman her mevsime üç dolunay düşer. Ay’ın iki dolunay evresi arasında geçen zamana gökbilimde kavuşum dönemi (synodic) denir.

Bir yıl içinde belirli değerler arasında değişen bu dönemin ortalama değeri 29.53 gündür. Bu değeri 12 ile çarpıp 365’den çıkarırsak yaklaşık 11 gün kaldığını görürüz. Bu kalan günleri topladığımızda yaklaşık 2.7 (19 yılda 7 kez) yılda bir fazladan dolunay olur.

Kullandığımız takvimde aylar 30 veya 31 çekiyor. Kavuşum dönemi bundan daha küçük (29.5 gün) olduğu için, yıl içinde eğer varsa 13. dolunayın bu 30 ve 31 çeken aylardan birinin içine düşeceği açıktır. İşte o ayda meydana gelen ikinci dolunaya Mavi Ay diyorlar. Bu bir ayda iki dolunay olayını en son 2016 Temmuz ayı içinde yaşamıştık.

Süper Ay, Ay’ın Dünya’ya en yakın olduğu zamanda gerçekleşir ve normal dolunay zamanlarından daha büyük ve parlak görünür. Bununla beraber, astronomi ile ilgilenmeyen normal insanlar, süper Ay ile normal dolunay arasınadaki farkı ayırd edemezler, çünkü insan gözü bunu algılayabilecek kapasitede değildir. Bununla beraber, “süper Ay” ile “mavi Ay” da aynı şey değildir ve birbirinden çok farklıdır.

 

Yaklaşık 2.5 yıllık aradan sonra bu yıl, 2018 Ocak ayı içinde ikinci kez dolunay yaşıyoruz ve bu durum batı kültüründe mavi ay olarak adlandırılıyor. Tabi bizim kültürümüzde böyle birşey olmadığı için, ülkemizdeki insanlar Ay’ı mavi görecekleri algısına kapılıyorlar. Yoksa, Ay’ı yine aynı renginde göreceksiniz.

Ama gerçekten yakın sayılabilecek tarihte Ay gerçekten de “mavi” görünmüştür. Sebebi ise bir doğal felaketle ilgili: 1883 yılında Endonezya’da Krakatoa yanardağı lav püskürtmeye başladı. Lavlar ile birlikte bol miktarda tozu da atmosferin üst katmanlarına gönderdi. Bu tozların içinde belirli boyutta olanlar kırmızı ışığı saçıyordu ve geriye sadece kalan renkteki ışınlar geçiyordu. Dolayısıyla bulutların arkasında beyaz ışığı ile parlayan Ay yerdekilere bazen mavi, bazen de yeşil gözüküyordu.

Bu yazıda bir anlamda batı folklorik kültürdeki Mavi Ay kavramını ve onun Ocak ayına düştüğünü verirken, bazı atmosferik olaylar nedeniyle de Ay’ın farklı renklerde görünebileceğini anlatmaya çalıştım. Birincisi biraz sanal ama ikincisi gerçek. Gerçekten mavi bir Ay’ı şahsen görmek isterim.

Hazırlayan: Prof Dr. Ethem Derman
Geliştiren: Zafer Emecan

Kapak görseli telif: bigstockphoto.com/Kamirabigstockphoto.com/Kamira

image_printPDF Kaydet & Yazdır

Yazar: Sezar

Kozmik Anafor'un anonim içerik botudur. Misafir yazarların yazılarını girer, duyuruları yapar, gerektiğinde çay kahve ikram eder. Getir götür işlerine bakan ofisboy diyelim en iyisi.

Keşfet!

Astrofotoğrafçılarımız: Koray KULOĞLU

Başarılı ve öncü astrofotoğrafçılarımızı tanıttığımız yazı dizimize, ülkemizde henüz emekleme aşamasını geçememiş olan bu alanda; “her …