Büyük Patlamayı Televizyonunuzdan İzleyin

Okuma Süresi: 2 Dakika...
image_pdfimage_print

Analog televizyon yayınında herhangi bir kanal ayarlı olmadığında, ekranda sürekli hareket eden beyaz ve siyah noktalar görürüz. Buna halk arasında “karıncalı görüntü” deniliyor.

Tabi bunu görebilmek için eski, analog, halk arasında “tüplü televizyon” diye bilinen bir televizyona sahip olmanız gerekir. Günümüz LCD ve Plazma televizyonları çoğunlukla bu paraziti filtreleyerek kullanıcıya yansıtmıyorlar.

Kusursuz şartlar altında, anten ucunda bir sinyal olmayacağı için televizyonun tasarımına bağlı olarak ya siyah ya da beyaz bir görüntü görmemiz gerekmektedir. Ancak, hiçbir zaman bu tek düze görüntüyü göremiyoruz. Yani analog televizyonlarda gördüğümüz bu şeyler televizyonun üretiminde eklenmiş şeyler değil.

Bu gördüğümüz “karıncalar”, çevremizdeki elektronik cihazların, yüksek akım iletim hatlarının, Güneş’ten ve yıldızlarda gelen radyasyonun, hatta evlerimizdeki ampüllerin yaydığı parazitlerdir. Ancak, bu parazitlerin arasında çok gizli birşey de bulunur;  evrenin doğum izleri!

Evren birçok bilim insanı tarafından kabul edildiği gibi, Büyük Patlama (Big Bang) sonucu bir tekillikten meydana gelmiştir. Bu patlamadan sonra bugün gördüğümüz, göreceğimiz herşey şekillendi ve şekillenmeye devam ediyor; yıldızlar, gezegenler, göktaşları, canlılar ve tabi ki biz.

Hiranya Peiris
London Collage Üniversitesinden kozmolog Hiranya Peiris, kozmik mikrodalga fon ışınımının elektronik cihazlarda parazit olarak algılanabildiğini ortaya koyan araştırmalarının sonucunu böyle bir pozla açıklamayı uygun bulmuş…

 

Bütün bunların televizyonlarda gördüğümüz karıncalı görüntü ile ne alakası var diyebilirsiniz. Ancak televizyonlardaki karıncalı görüntülerin yaklaşık %1’lik kısmı, evrenimizin oluşmasına olanak sağlayan Büyük Patlama’nın bir kalıntısıdır. Bizler, televizyonlarda evrenin genişlemesinden arta kalan tembel elektromanyetik dalgaları, yani kozmik mikrodalga fon ışınımını da görüyoruz.  

Televizyonlar sadece belli dalga boylarındaki elektromanyetik dalgaları almaya ayarlanmış olsa da, diğer dalga boylarının etkilerinden de uzak olamazlar. 118 ila 137 Mhz arasındaki UHF yayınlarını almak üzere tasarlanan bir televizyon elbette ki büyük oranda bu aralıkta yer alan sinyalleri kullanarak çalışacaktır. Ancak, analog cihazların doğası gereği diğer dalga boylarındaki frekanslar da bu cihazlarda parazit olarak kendilerini gösterirler. İşte, evrenin istisnasız her yerini kaplayan 160 Ghz’lik kozmik mikrodalga fon ışınımı da bu parazitlerden biridir.

Evrenin her yerini kaplayan bu ışınım, büyük patlamadan yaklaşık 380 bin yıl sonra, evren içinde ışığın yol alabileceği kadar genişleyip yoğunluğu azaldığında aniden yayılan ve günümüze kadar gelen fosil büyük patlama radyasyonudur. İşte televizyonda gördüğümüz ve genellikle halk olarak karıncaların çevirdiği film olarak değerlendirdiğimiz görüntülerin bir kısmı (%1 ila 3’ü arası) bu radyasyondan izler taşır. Bu etki sadece televizyonda karşımıza çıkmakla kalmaz, radyo dinlerken de kanal aralarında duyduğumuz hışırtılı sesin bir bölümü yine aynı “parazitin”, o fosil ışınımın bir sonucudur.

Hazırlayan: Mesut Özkan
Geliştiren: Zafer Emecan

Biraz daha fazla okumalısınız...
Evrenin Rengi: Kozmik Latte Her geçen gün büyüleyici evrenimizin farklı bir resmi veya fotoğrafı ortaya çıkıyor. Peki evrenin fotoğrafına baktığınızda ne görüyorsunuz? Yıldızlar,...
Büyük Patlama Ve İlk Yıldızlar Büyük patlama teorisine göre, evren 13.7 milyar yıl öncesinde, bir "tekilliğin" aniden genişlemeye başlamasıyla oluşmuştur. Teoriye göre büyük patlama...
Plazma Evren Modeli Evrenin bir tekillikten aniden genişleme sonucu oluştuğunu öngören "büyük patlama" teorisi haricinde başka modern evren kuramları da bulunuyor. Bunla...
Evren Bir Simülasyon Mu? 2: Hologram Evren Evrenin bir simülasyon olup olmadığı üzerine fikirleri ele aldığımız yazı dizimizin ilk bölümünü bu linkten okuyabilirsiniz.  Bilgi kapasitesinin yüz...

Yazar: Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor'un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. İçinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan bir amatör astronom.

Keşfet!

Samanyolu’nun Merkezi Ve Merkezdeki Karadelik

Bizim Güneş Sistemimizin de içerisinde yer aldığı Samanyolu Gökası’nın merkezi (çekirdeği), gökadanın geriye kalan tüm …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.