Güneş Uzak Gezegenleri Ne Kadar Aydınlatır?

Okuma Süresi: 3 Dakika...
image_pdfimage_print

Üstteki fotoğrafta, Neptün gibi uzak bir gezegenden Güneş’e bakan “kurgusal” bir evi ve insanı görüyorsunuz. Sizce, bu insanın yaşadığı Neptün’de ortalık ne kadar aydınlık olabilirdi?…

Yıldızımız Güneş, bizleri Dünya, Venüs, Merkür ve hatta Mars gibi gezegenlerin yüzeyinde çok ciddi miktarda aydınlatır. Bu aydınlatma gücü o kadar fazladır ki, gökyüzünde doğrudan Güneş’e bakmamız gözümüze ciddi zararlar verir.

Güneş’in Jüpiter ve Satürn gibi gezegenlere kadar olan mesafede hatırı sayılır bir aydınlatma gücü vardır. Her ne kadar uzaklığa bağlı olarak bu aydınlatma gücü düşüş gösterse de, insan gözü için kabul edilebilir bir aydınlatma ve enerji sağlar. O nedenle, yaklaşık 800 milyon km uzaktaki Jüpiter civarına kadar gönderdiğimiz uzay araçları enerji kaynağı olarak Güneş panelleri kullanır. Çünkü, yıldızımızın yaydığı ışık ve enerji oldukça güçlüdür.

Triton (artist's impression)
Neptün’ün uydusu Triton’dan gezegenin ve Güneş’in olası görünümü bir sanatçı tarafından resmedilmiş.

 

Uranüs (2.8 milyar km), Neptün (4.5 milyar km) gibi çok daha ötelerdeki gezegenlerde ise, Güneş’in aydınlatma gücü dramatik bir düşüş gösterir. Örneğin, en üstte yer alan görseldeki hanım kızımız gibi Neptün’deki hayali bir evin çatı katında otursaydınız, Güneş sizi ve odanızı sadece 10 mumluk bir ampülün yapabildiği kadar aydınlatacaktı.

Kıyas yapmanız için hatırlatalım; sıradan bir evin oturma odasında kullanılan lambalar genellikle 60-100 mumluk bir aydınlatma sağlarlar. 10 mumluk ampül, genellikle yatak odalarında “gece lambası” olarak kullanılır.

Türü ne olursa olsun, ışık kaynağından uzaklaştıkça, o kaynaktan size ulaşan foton sayısı azalır. Yıldızlar küresel ışık kaynaklarıdır ve ürettikleri enerji, kürenin yüzeyinden her yöne dağılır. Eğer yıldıza yakınsanız, o kürenin daha fazla yüzey alanından yayılan ışık fotonu size çarpacaktır. Ancak, uzaklaştıkça fotonlar sizi ıskalamaya başlar. Yıldızdan çıkan aynı miktarda foton aynı uzaklığa ulaşmış olmasına rağmen, birim alana düşen foton sayısı çok azalır.

479px-Inverse_square_law_svg
Işık kaynağından uzaklaştıkça, size çarpan (ve dolayısıyla sizi aydınlatan) foton sayısı da azalacaktır. Bu infografikte, “A” ile gösterilen alana ışık kaynağından uzaklaştıkça kaç tane foton isabet ettiğini görülüyor. Alan varsayımsal ışık kaynağımızdan dokuz foton alırken, iki katı uzaklaştığında üç, üç katı uzaklaştığında ise sadece bir tane foton tarafından aydınlatılıyor. Güneş’ten uzaklaştıkça, işte başımıza gelen de bunun çok benzeridir. 

 

Bir ışık kaynağının aydınlatma gücü uzaklığın karesi ile doğru orantılı azaldığına göre, Güneş’e bizden 30 kat uzakta olan Neptün, Dünya’dan 900 kat daha az ışık alacaktır. Bu oran size küçük görünmesin, dolunay evresindeki Ay’ın aydınlatma gücünden yaklaşık 700 kat fazladır.

Kısa keselim; Neptün’deki hayali şehrimizde öğle vaktinde bile ortalık, ancak Dünya’da Güneş ufukta battıktan yarım saat sonraki kadar aydınlanabilecek, ortalık alacakaranlık gibi olacak, Sirius, Arcturus, Capella, Rigel, Aldebaran gibi parlak yıldızlar gündüzleri bile görülebilecekti. Ancak bu durumda bile bizler, rahatlıkla her şeyi görebilecektik. Çünkü, insan gözü alacakaranlıkta bile görmek üzere evrimleşmiştir.

Zafer Emecan

Daha fazla okumalısınız

Yazar: Zafer Emecan

Bir astronomi işçisi. Kozmik Anafor'un kurucusu, her şeyi ve hiçbir şeyi. İçinden atamadığı gökbilim sevgisini kaleme, klavyeye, araştırmalara dökmeye çalışan, haddini bilen, ama bazen aşan bir amatör astronom.

Keşfet!

Video: Plazma Evren Modeli

Kozmik Anafor ve Hypatia Bilim işbirliği içinde hazırladığımız Youtube videomuzda, Büyük Patlama Teorisi haricinde, evrenin …

2 Yorum

  1. Neden şu sorunun cevabını bulamıyorum ?
    Neden gece bakıldığında dünyadan uzay karanlık ?
    Gündüz kadar aydınlık olması gerekir. Zira ortam aynı.Sadece ışık kaynağına arkamızı dönmüş oluyoruz.Işık kaynağı aynı şekilde tüm çevresini ve ortamı aydınlatıyor. Dünya bu ışıklı ortamın içinde durmaya devam ediyor. Sadece kendi etrafında dönüyor. Sadece güneşe arkasını dönmüş oluyor. Ama ortam hala aynı şekilde ve oranda aydınlık.
    Şöyle ifade edeyim: bir odadayız. odanın bir duvarında bir ampul yanıyor ve odayı aydınlatıyor. Biz odanın ortasındayız.Ampule bakarken ampulün ışığını görüyoruz.ampule arkamızı dönersek sadece ampulü ve ışığı görmemiş oluyoruz ama ortam halen aynı.Yani oda halen aydınlık ve bakmakta olduğumuz alan da halen aynı şekilde aydınlık.
    Yani gece olsa da sadece güneşe arkamız dönük.Ama ortam halen aynı şekilde aydınlık olmalı . ve uzaya baktığımız zaman bu boşluğun aydınlık olması lazım.Çünkü o anda arkamızdaki uzaya bakıldığında uzay aydınlık. Dünya bu ortamda sadece küçük bir nokta .
    Bunu açıklayacak kimse yok mu ?

  2. saçma vs demiyeceğim yorumuna çünkü düşüncen doğru ve biz zaten onu görüyoruz. sen oda diye örnek verdin sen odadaki havayı görmüyorusun yada yanından geçen ışınları arkan dönük iken. sen duvarlara ve eşyalara çarpıp yansıyarak sana dönen ışıkları görüyorsun bu duvarlar vs. güneşin zıttı bir dünya konumundan uzaya baktığın zamanda gördüğün yıldızlar ve en önemlisi ay senin odandaki eşyalar ve duvarlar gibi. yani sen nasıl arkanı ışık kaynağına döndüğündekarşındaki duvarı görebiliyorsun bizde ay ı bu şekilde görüyoruz zaten ama uzaklıktan dolayı bize geri yansıyan ışınlar zayıflıyor. şu şekilde düşünürsen daha net anlarsın. arkanda ışık kaynağı karşında 3.m uzaklıkta bir duvar var ve asılı eşyalar var. sağ ve solunda duvar yok 200m yapı vs yok. karşındaki duvar gayet aydınlık olur gündüz gibi oturduğun yerde güç kaynağı ve duvar arası tamamen aydınlık olur(senin gölge konumu hariç). yanı yakınındaki bu maddelerden yansıyan ışığın gücü fazladır(foton sayısı fazla dalga boyu küçük diyebiliriz) sağ ve solundaki zemine yaklaşık olarak 3 er m aydınlık ve gittikçe ışının gücü düşeceğinden 5m ye kadar loş olarak görürüz. yaklaşık 10m sonra zemindeki bir nesneyi göremeyiz. ve 10m de sonrası bizim için sadece kapkaranlık bir boşluk olur.(farklı başka hiçbir ışık kaynağı olmadığını farzedersek). o yüzden gece dediğimiz zaman diliminde uzaya baktığımızda ayımızı marsı vs. görebiliyoruz fakat onların konumlarında bize daha yakın ışığın çarpıp yansıdığı bir nokta yok. en yakın ay ondan bile yansıyan ışınların gücü düştüğü için yeterli etki yaratamıyor. eğer ay her zaman dünyanın arkasında ve her zaman güneşi gören bir konumda olsaydı ve uzaklığı atmosferimizin dış uzaklığı kadar olsaydı senin oda düşüncen olur ve hiç bir zaman gece olmazdı gece gündüz diye kelimeler var olmazdı 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.