Gökyüzünün Geometrisi: Kış Altıgeni

Gökyüzünü tanımak amacıyla ele aldığımız yaz üçgeni ve kış üçgenini dışında, yıldızları daha kolay tanımak, yerlerinin biraz daha zihninize kazınmasını istiyorsanız kışın kış üçgeni dışında bir geometrik şekil oluştuğunu da görebilirsiniz.

Özellikle akşamın erken saatlerinde gökyüzüne bakarsanız (tabi ki ışık kirliliğinden uzak bulutsuz ve temiz bir gökyüzünde)Kış Altıgeni” ni oluşturan gökyüzünün parlak altı yıldızını rahatlıkla görebiliriz.

kış altıgeni 2
Kış Altıgeni, amatör astronomların ya da profesyonel olarak ilgilenenlerin yakından tanıdığı, gökyüzündeki hayali bir geometrik şekildir.

Altıgenimizin ilk üyesi, gökyüzünün en parlak yıldızı ve Ufocuların sığındığı: Sirius diğer bir adıyla Akyıldız. Canis Major (Büyük Köpek) takım yıldızının alfa yıldızı olan ve gökyüzünün de bilinen en parlak yıldızı olan Sirius’tur ve ufka daha yakın bir konumda yer alır.(Sirius bir çift yıldızdır. Parlak olanı alfa yada A daha sönük olan ise beta yada B olarak isimlendirilir. Bizim burada bahsettiğimiz ise parlak olan bileşendir.)  Avcının kemerinde yan yana dizilmiş olan 3 yıldızın (Alnitak, Alnilam ve Mintaka) hemen arkasından gelir. 8.6 ışık yılı uzaklıktadır.

Bir diğer üye ise gökyüzünün en parlak 7. Yıldızı olan Rigeldir (Diğer bir adı Algebar). Gökyüzünde kum saatini andıran Orion (Avcı) takımyıldızının sağ alt köşesindeki yıldızdır. Orion takımyıldızında avcının ayağı olarak betimlenmiştir. Işıma gücü çok yüksek ve yayınladığı ışık mavi-beyaz renktedir. Güneşten 900 ışık yılı uzaktadır. Sıcak ve genç bir yıldızdır.

Altıgenin bir diğer üyesi Taurus (Boğa) Takımyıldızının en parlak üyesi ve gökyüzünün en parlak 13. Yıldızı olan Aldebaran. Aldebaran ismi Arapçadan gelmektedir. “Takip eden, izleyen” olarak tercüme edilir, gece gökyüzünde Pleiades (Yedi Kızkardeş, Ülker) yıldız kümesinin hemen aşağısında yer alır. Nitekim Pleiades’i takip etmektedir. Güneş’e 65 ışık yılı uzaklıkta yer alır. Anakol evresinden çıkmış, tüm yakıtını hidrojenini bitirmiş kırmızı dev yıldızdır.

Auriga (Arabacı) Takımyıldızının en parlak, gökyüzünün ise en parlak onuncu yıldızı olan Capella’ da bu altıgenin bir bileşeni. O kadar parlaktır ki, yaklaşık 42 ışık yılı uzakta yer almasına rağmen, büyük şehirlerde ışık kirliliği altında bile rahatlıkla görülebilir. Tek bir yıldızmış gibi görünse de aslında çoklu yıldız sistemidir yani parlak iki ve daha sönük iki yıldızdan oluşur.

capella

Gökyüzünün bir tanıdığımız üyesi daha olan Pollux, Güneş’ten daha soğuk bir yıldızdır Gemini (İkizler) Takımyıldızı içerisinde yer alır. Orion(Avcı) Takımyıldızının sağ alt köşesindeki Rigel ve yine aynı takım yıldızında sol üst köşede yer alan Betelgeuse yıldızlarından hayali bir doğru geçirilirse Pollux yıldızını rahatça bulunabilir. Pollux turuncu bir dev yıldızdır. Güneşten 34 ışık yılı uzaklıktadır ve 2006 da edinilen bilgilere göre Pollux’un yörüngesinde bir gezegen yer almaktadır.

Altıgenin son bileşeni Procyon bizden sadece 11,5 ışık yılı kadar uzaktadır. Canis Minor (Küçük Köpek) takımyıldızında yer alan ve takımyıldızın en parlak, gökyüzünün de 8. en parlak yıldızıdır. Procyon da çift yıldız sistemidir. Özellikle kış aylarında Samanyolu’nun hemen doğusunda rahatlıkla görülür. Türkçe ismi Rümeysa, Arapçası ise Gümüş’tür. Mitolojik olarak Canis Major (Büyük Köpek) takımyıldızı ve Canis Minor (Küçük Köpek) takımyıldızının, Avcı Orion’u takip eden köpekleri temsil ettiği söylenir.

ka 2
Kış altıgeni ve bileşen yıldızların içinde bulunduğu takımyıldızları

Bu altı yıldızın oluşturduğu  Kış Altıgeni,  kuzey yarımküre takımyıldızlarının yerini hızlı bir şekilde tespit etmek amacıyla kullanırlar ve gerçekten de gözlem yapmak isteyenlerin ve gökyüzü gözlemine yeni başlayacak olanların (özellikle büyük şehirlerde bile) gökyüzü referans noktalarından biridir.

Merve Yorgancı




Kış Üçgeni (Sirius, Procyon, Betelgeuse)

Yaz Üçgeni‘ni yazın gökyüzüne baktığımızda gördüğümüz en parlak  3 yıldızdan biliyoruz: Vega, Altair ve Deneb. Gökyüzü o kadar muntazam, bereketli ve ihtişamlıdır ki  insanoğluna yazın ‘Yaz Üçgeni’ ile gösterdiği rehberliği, kış aylarında da gösterir. Bu sefer çok farklı yıldızlarla tabi ki: Sirius, Procyon, Betelgeuse ile.

Kış Üçgeni, amatör astronomların ya da profesyonel olarak ilgilenenlerin yakından tanıdığı, gökyüzündeki hayali bir geometrik şekildir. Şu günlerde, geceleri başımızı yukarı kaldırıp güney yönüne doğru bakarsak eğer (bulutsuz açık bir havanın olması şartı ile) “Kış Üçgeni” ni oluşturan gökyüzünün parlak üç yıldızını rahatlıkla görebiliriz.

Gökyüzünde adeta bir kum saati gibi şekle sahip olan Orion (Avcı) takımyıldızının kırmızı dev yıldızı Betelgeuse, bu üç yıldızdan biridir. Avcı takım yıldızı kış aylarında gökyüzünde ışık kirliliğinin bolca bulunduğu büyük şehirlerde dahi en rahat şekilde görülebilecek en belirgin takım yıldızlardan biridir.

1509872_424392244373927_2111097564_n

Bu takımyıldız, avcının kemerini oluşturan nizami şekilde yan yana dizilmiş üç yıldız (Alnitak, Alnilam ve Mintaka) sayesinde rahatlıkla tanınabilir. Betelgeuse yıldızı, belirgin turuncu-kırmızı rengi ile bu üçlünün hemen üzerinde hafif çaprazlarında görülebilir.

Üçgenin diğer bir üyesi Canis Major (Büyük Köpek) takım yıldızının alfa yıldızı olan ve gökyüzünün de bilinen en parlak yıldızı olan Sirius’tur ve ufka daha yakın bir konumda yer alır. Avcının kemerinde yan yana dizilmiş olan 3 yıldızın (Alnitak, Alnilam ve Mintaka) hemen arkasından gelir.  Sirius yıldızının, Jüpiter kadar parlak ışıltılarıyla gökyüzünde farkedilmeme ihtimali yoktur.

Üçgenin en son üyesi de Canis Minor (Küçük Köpek) takımyıldızında yer alan ve takımyıldızın en parlak ve gökyüzünün de 8. en parlak yıldızı olan Procyon Yıldızıdır.

Kış Üçgeni
Kış üçgenini bu görsel yardımıyla ülkemizin her yanında rahatlıkla bulabilirsiniz. Eğer ışık kirliliğinden uzak bir yerde iseniz, üçgenin sağ tarafındaki avcı takım yıldızını ve orion nebulasını dahi çıplak gözle seçebilirsiniz.

Mitolojik olarak Canis Major (Büyük Köpek) takımyıldızı ve Canis Minor (Küçük Köpek) takımyıldızının, Avcı Orion’u takip eden köpekleri temsil ettiği söylenir.

Bu üç yıldızın oluşturduğu eşkenar Kış Üçgeni’ni, gökbilimciler genelikle yakın noktalardaki diğer kuzey yarımküre takımyıldızlarının yerini hızlı bir şekilde tespit etmek amacıyla kullanırlar ve gerçekten de gözlem yapmak isteyenlerin ve gökyüzü gözlemine yeni başlayacak olanların kesinlikle bilmesi gereken en belirgin gökyüzü referans noktalarından biridir.

Merve Yorgancı 


teleskoplar-2254-2-meade

Amacınıza en uygun ve en kaliteli teleskop ya da dürbünü, en uygun fiyata sadece Gökbilim Dükkanı‘nda bulabilir, satın alma ve kullanım sürecinde her zaman bize danışabilirsiniz
GÖKBİLİM DÜKKANI’NA GİT




Evrendeki Adres Tarifimiz

Olası Dünya dışı uygarlık bizi kolayca bulsun diye adres tarifimiz, 70’lerde uzaya gönderilen ve şu anda Güneş Sistemi’nin dış sınırlarına ulaşmış olan Pioneer’ın üzerindeki plakada üstte gördüğünüz biçimde tarif edilir. Ama bu Samanyolu’ndaki görece yakın uygarlıklara yerimizi göstermek için yapılmış bir tarif. Boyut büyüdükçe, tarif de zorlaşıyor.

Anlatmak biraz zor bir iş. Ne kadar uzaktan geldiğinize göre değişiyor. Kendimi fazla kasmayıp insanlığı 1 milyar ışık yılı gibi ortalama bir uzaklıktan aradığınızı farzedeceğim. Tabi bu tarifi yaparken, sözedeceğim yerleri biliyor olmanız gerekiyor. Yani en azından ne yöne gideceğinizi bilmek için elinizde bir galaktik harita (yıldız değil, galaktik) olması lazım.

Öncelikle Kuzeytacı Üst Galaksi Kümesi’ni bulmanız lazım. Bunu bulduktan sonra işiniz kolaylaşır. Bulmak da zor değil aslında, tabi birkaç milyar ışık yılı uzaktaysanız “zor bulursunuz” demek zorundayım ama, işte bir şekilde bulun burayı. Bu üst küme, gökada kümeleri bakımından oldukça zengindir. Gerekli alet edevata sahip bir gemideyseniz karıştırmadığınız sürece kaçırmanız oldukça zor.

Kuzeytacı’nı bulduktan sonra Heykeltraş Üst Kümesi’ni aramanız lazım. Yaklaşık 1 milyar ışık yılı uzunluğundaki bu küme, uzun bir duvar gibidir. Görmemeniz imkanısız. Yani aslında o kadar uzaktan biraz zor ama, soluk moluk da olsa seçebilirsiniz. Dediğim gibi, bu oldukça büyük bir üst küme. Burada binlerce gökada kümesi var. Tabi milyonlarca da galaksi. Ama bizim galaksimiz Samanyolu orada değil, boşuna aramayın.

hitchhikers-guide-to-the-galaxy
Panik yapmayın! Otostop da çekebilirsiniz. Belki “Altın Kalp”de size de bir yer vardır.

Madem Heykeltraş Üst Kümesi’ne kadar geldiniz, çevreyi biraz daha kolaçan edin. Yaklaşık 200 milyon ışık yılı ötede bulunduğunuz yere benzeyen ama biraz daha küçük ikinci bir gökada duvarı göreceksiniz. Hah işte orası Başak (Virgo) üst kümesi. Yönünüzü oraya çevirip gazı kökleyin. Yol biraz uzun süreceği için isterseniz bir kahve alın, arkanıza yaslanın. Hızlı bir gemiye sahipseniz 200 milyon ışık yılı mesafeyi katetmeniz 2-3 saat kadar sürecektir. Eğer hızlı uzay gemisi diye bildiğiniz tek şey “Atılgan” ise sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama, malesef o mesafeyi 200 bin yıldan önce katedemezsiniz. Neyse, sizde daha iyisi vardır eminim.

Başak Üst Kümesi oldukça büyük. Kaybolmamak için siz sınırına kadar gelin ama içine girmeyin. Orada çevreyi kolaçan etmeye başlayın. Unutmayın, şu anda Samanyolu galaksisine 15-20 milyon ışık yılı kadar yaklaştınız. Artık burada kaybolursanız kimsenin yüzene bakacak haliniz kalmaz. Yüzdünüz yüzdünüz kuyruğuna kadar geldiniz.

Aradığınız şey basit. 4 milyon ışık yılı büyüklüğünde bir alan içinde bulunan 3 büyük galaksi arıyorsunuz. Bunu bulmanız zor değil ama, çevrede buna benzer çok sayıda grup var. O yüzden bir boşluk aramaya başlayın. Kümelenmiş 3 tane galaksi grubu arasındaki bir boşluğu arıyorsunuz. Onu bulduğunuzda işiniz daha kolay.

Boşluğu ve çevresindeki 3 galaksi kümesini bulduktan sonra burada yer alan galaksileri sayın. İçinde en fazla galaksi bulunduran grubu eleyin gitsin. Onunla işiniz yok. Geri kalan 2 kümeye tekrar göz gezdirmeye başlayın. Kütle tesbiti yapın. Aradığınız 3 galaksiden biri Andromeda, diğeri Samanyolu, sonuncusu ise Üçgen Galaksisi. Üçgen, Samanyolu’nun 2/3’ü kadar büyüklükte. Samanyolu da, Andromeda’nın 2/3’ü kadar. Ayrıca Andromeda’da fazlaca “toz” yok. Yani yıldız oluşumu Üçgen ve Samanyolu’ndan daha az.

Yarım saatinizi ayırsanız, bu araştırmayı yapabilirsiniz sanırım. Bulduktan sonra sorun yok, gazı yeniden kökleyin ama bu sefer kahve almayın. Mesafe hepi topu 10 ışık yılı kadar. Tuvalete gidip gelsen varmış olursun yani.

Artık burada Samanyolu’nu nasıl bulacağınız anlatmama gerek yok. Ama yine de ipucu vereyim. Üç galaksi arasında ortanca olan Samanyolu. Şimdi oraya yönelin.

vogons21234
Samanyolu’na geldiğinizde Vogon’lara dikkat edin. Çok uzlaşmaz olabiliyorlar.

Samanyolu, büyük kalabalık bir gökada. Dünya’yı aramak samanlıkta iğne aramaya benzer. Tek tek yıldızları kontrol etmeye kalksanız ömrünüz yetmez. O zaman size bir ipucu daha vereyim: Güneş’in bulunduğu yönde, Samanyolu diskinin alt (veya geldiğiniz yöne göre üst de olabilir) kısmında ince uzun bir cüce gökada var. Halihazırda yavaş yavaş samanyolu tarafından yutuluyor. O yöne doğru gelin.

Artık buraya kadar geldiğinize göre samanyolu hakkında azıcık bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyorum. O yüzden daha kaba bir tarif yapabilirim:

Rosetta ve Orion bulutsularını bir üçgenin tabanı olarak düşünüp, dik üçgen oluşturacak biçimde iki doğru oluşturun galaksinin merkezi yönünde. Üçgenin tepe noktasına yakın bir yerde oldukça yaşlı, dev bir yıldız göreceksiniz. O yıldız Betelgeuse. Evet, artık güneşi bulmaya birkaç yüz ışık yılı kaldı. O halde ikinci bir dev yıldızı aramaya başlayabilirsiniz. Aradığınız yıldız, Vega. Bu kez o kadar yaşlı değil, oldukça parlak ve bulması kolay.

Vega’dan gökada merkezine doğru dönün. Iki parlak yıldız arayacaksınız yine. Bir tanesi Sirius, diğeri Procyon. Bu ikisini bulduğunuzda güneşe sadece 8-10 ışık yılı uzaktasınız demektir. Şimdi, bu mesafe içinde birbirine çok yakın 2 parlak yıldızı aramaya başlayın. Bunlardan biri Alpha Centauri, diğeri Güneş. O yöne doğru gidin. Daha sönük olanın Güneş olduğunu unutmayın.

Güneşi bulduktan sonra yörünge taraması yapmaya başlayın. 4 tane gezegen olduğunu keşfedeceksiniz güneşin çevresinde. Hayır, bunlar dünya değil. Siz Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ü görüyorsunuz.

Sizin aradığınız gezegen farkedilemeyecek kadar küçük. Bulmak için orada olduğunu bilmeniz gerekiyor. Siz de bunu bildiğiniz için, güneşin 140-150 milyon kilometre uzaklığında arama yapmaya başlıyorsunuz. Zaten eğer yaklaşmışsanız, soluk mavi bir nokta göreceksiniz. Hah işte orası dünya.

Şimdi gidip insanları orada arayabilirsiniz, bulmanız zor olmayacak. Taş atmak gibi kötü bir huyları var, söylemedi demeyin sonra.

Daha önce de söylediğim gibi, isteseydim atom mühendisi olur, NASA’da onbinlerce dolar maaşla çalışabilirdim, kısmet…

Zafer Emecan




Yakınımızdaki Yıldızlar: Procyon

Bizden sadece 11.5 ışık yılı uzakta yer alan bu yıldız, yakın çevremizdeki 70 kadar yıldız arasında, cüce olarak nitelenmeyen nadir birkaç yıldızdan biri. Çıplak gözle rahatlıkla, “kış üçgeni”nin bir köşesinde oldukça parlak bir yıldız olarak görülebiliyor.

Procyon, Güneş’in 1.4 katı kütleye sahip, F tipinde bir yıldız. Kütlesi fazla olduğu için de ışıma gücü Güneş’ten 7 kat daha fazla. Yüzey sıcaklığı da aynı biçimde Güneş’ten fazla; yaklaşık 6.400 santigrat derece.

Yalnız başına bir yıldız olarak görülse de, Procyon bir çift yıldız sistemi. Yanıbaşında, ortalama 2.2 milyar km uzağında bir beyaz cüce eşi var. Çoktan ölmüş ve soğumaya yüz tutmuş bu eşi ile birlikte, ortak bir kütleçekim merkezi etrafından dönüyorlar. Soğumaya yüz tutmuş dediğimize bakmayın, bu beyaz cücenin yüzey sıcaklığı Procyon’dan daha fazla; 7.500 santigrat derece kadar. Ancak, bu sıcaklık bir beyaz cüce için oldukça az sayılabilir. Dolayısıyla bu beyaz cücenin birkaç milyar yıl önce ölmüş bir yıldızın kalıntısı olduğunu düşünebiliriz.

F tipi yıldızlar parlak beyaz ışıkları ve yaydıkları büyük enerjiyle çok havalı görünseler de, ömürleri Güneş’e göre oldukça kısa. Procyon kütlesindeki bir yıldızın yaklaşık 3.5 milyar yıl yaşayabileceği hesaplanıyor. Bu süreç sonunda, yakıt olarak kullandığı hidrojen tükenecek ve helyum yakmaya başlayan yıldız bir kırmızı deve dönüşecek. Birkaç yüz milyon yıl içinde de, yavaşça dış katmanlarını uzaya saçarak bir gezegenimsi bulutsu haline gelecek. Geriye, bu bulutsunun merkezinde çok sıcak bir beyaz cüce haline gelmiş olan Procyon’un çekirdeği kalacak. Yapılan yaş ölçümlerine göre Procyon, yaklaşık 3 milyar yaşında. Yani önümüzdeki 1 milyar yıl içinde beyaz cüce eşiyle aynı kaderi paylaşacak.

Procyon’un çevresinde henüz bir gezegen keşfedilemedi. Ancak, burada yaşama uygun bir gezegen olabileceği düşünülmüyor. Çünkü çok yakınındaki, bizim güneşimizin %60’ı kütleye sahip beyaz cüce yıldızın büyük kütleçekimi nedeniyle, “yaşanabilir bölge” olarak nitelenen yörüngesinde bir gezegenin barınabilmesi çok zor. Yıldızın yaşanılabilir bölgesi, yaklaşık 400 ila 650 milyon km arasında bir alan. Ancak, beyaz cüce eşi oldukça eliptik bir yörüngeye sahip olduğundan, buradaki gezegen(ler)in stabil bir yörüngeye sahip olmaları mümkün değil. İki yıldız arasında çekiştirilip, büyük ihtimalle parçalanacaktır.

Böyle bir sistemde, sağlıklı bir yaşam sürmek isteyen olası gezegenin daha uzakta, her iki yıldızın birden oluşturduğu ortak kütleçekim merkezi etrafında dönüyor olması gerekir. Bu da gezegenin en az 5 milyar km yarıçapında bir yörüngede dolanması demektir ki, bu uzaklıkta çok soğuk, buz tutmuş bir halde olur.

Ancak, bu buz tutmuş olası gezegenin de çoktan kavrulmuş olması mümkün. Çünkü, Procyon’un beyaz cüce eşi “doğal olarak” eskiden bir kırmızı devdi ve Güneş’in en az 300 katı enerji yayarak ortalığı kasıp kavurmuştu. Yani burada yaşam aramak pek akıl kârı değil. Özetle, oradan bize bakan kimse yok.

Zafer Emecan

 

Facebook