KOZMİK ANAFOR
Kozmik Anafor Arşivi

Çocuklar İçin Astronomi: Güneş Sistemi ve Gezegenler

Telif: 123rf
Bu yazıyı yaklaşık 12 dakikada okuyabilirsiniz.

Yaşadığımız gezegen Dünya’nın da içinde bulunduğu Güneş Sistemimiz, Güneş ve etrafında dönen irili ufaklı sekiz gezegenden oluşur. Bunlardan bazıları diğerlerine göre daha küçük ve karasal, bazıları büyük ve gazlardan oluşan gezegenlerdir. Bazıları ateşten daha sıcak, bazıları ise buz gibi soğuktur.

Güneşe daha yakın olan dört karasal gezegen şunlardır:

Merkür

Güneş Sistemimizdeki en küçük gezegendir. Merkür’den Güneş’e bakıyor olsaydık, Güneş’i Dünya’dan gördüğümüzden üç kat daha büyük görürdük! En küçük gezegen olduğuna bakmayın. Merkür, Dünya’dan sonra ikinci en yüksek yoğunluğa sahip gezegendir. Çekim gücü Dünya’nın sahip olduğu çekim gücünün 1/3’ü kadardır. Yani, Dünya’da 60 kg olan bir insanın ağırlığını, Merkür’de yaklaşık 20 kg olarak ölçerdik. 57 milyon kilometre uzaklık ile Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlere göre Güneş’e en yakın konumda yer almasına rağmen, sistemdeki en sıcak gezegen Merkür değildir. Çünkü, Merkür’ün bir atmosferi yoktur. Kütleçekimi kuvvetinin düşük olması nedeniyle kalın bir atmosferi olmasa da çok ince bir ekzosfer tabakası vardır. Bu ekzosfer tabakasını çoğunlukla oksijen, sodyum, hidrojen ve potasyum elementleri oluşturur.

Merkür’ün gerçek rengi (solda) ve renklendirilmiş (sağda) fotoğrafları.
(Telif: NASA/Johns Hopkins University Applied Physics Laboratory/Carnegie Institution of Washington)

 

Merkür’ün aşırı karasal, taş ve metalle kaplı yapısı, jeolojik olarak uzun yıllardır aktif olmadığını gösterir. Yani, deprem gibi yer olaylarına bu gezegende rastlanmaz. Boyutları Türkiye’nin yüz ölçümünden biraz daha küçük olan “Caloris Basin” krateri de dahil olmak üzere birçok kratere ev sahipliği yapmaktadır. Bu açıdan Ay ile benzerlik göstermesine rağmen Merkür’ün kendi uydusu yoktur. Gündüzleri 450 °C’nin üzerine çıkabilirken, geceleri -170 °C ’ye kadar düşebilen yüzey sıcaklığı, canlı yaşamına pek de elverişli bir ortam sunmamaktadır.

Bu küçük gezegen, kendi etrafında Dünya’ya kıyasla daha yavaş dönmektedir. Merkür’ün bir tam dönüşünü tamamlaması Dünya zamanıyla tam 59 gün sürer. Bu da demek oluyor ki, Dünya’da bir gün, Merkür’de 59 güne karşılık gelir. Ancak, Güneş’e en yakın mesafede bulunması ve kat edecek daha az mesafeye sahip olması nedeniyle, bir yılını Dünya’ya kıyasla daha çabuk doldurur. Merkür’ün Güneş’in etrafında bir tam turunu tamamlaması, Dünya zamanı ile 88 gün sürer. Yani, eğer Merkür’de yaşasaydınız, her üç ayda bir doğum günü kutlama şansınız olabilirdi!

Venüs

108 milyon km ile Güneş’e en yakın ikinci gezegen olan Venüs, Güneş Sistemimizdeki en sıcak gezegendir. Burada sıcaklık 470 °C‘yi bulur ve aşar. Sera gazları, karbondioksit ve temas ettiği her şeyi eriten, aynı zamanda telefonların bataryalarında bulunan sülfürik asitten oluşan bulutlar Venüs’ün kalın atmosferini oluştururlar. Yani, Venüs’te nefes almayı düşünmek bile imkansız! Venüs’ün atmosferini oluşturan bu gazların neden olduğu “sera etkisi” sıcaklığı hapseder ve yakıcı sıcaklığın düşmesine engel olurlar. Sıcaklık o kadar yüksektir ki, kurşun gibi metaller Venüs’te sıvı halde bulunur.

Boyut ve yapı bakımından Dünya ile büyük benzerlik gösteren bu gezegenin merkezindeki kocaman demir çekirdeğin üzerinde lav benzeri sıcak kayalardan oluşan bir manto tabakası bulunur. Yüzeyinde dağlar, vadiler ve on binlerce volkana ev sahipliği yapar. Ancak bu volkanlardan hiçbiri aktif değildir. Yörüngesi eğimli olduğundan Venüs’te mevsimler yoktur. Kendi etrafındaki dönüşü çok yavaş olduğundan, manyetik çekim alanı da yok denecek kadar azdır. Yine aynı sebepten dolayı, Venüs’ün şekli diğer gezegenlere kıyasla daha küreseldir.

Fotoğraf Kaynağı: Mariner 10 Uzay Aracı / JPL-Caltech

 

Dünya’nın ters istikametine, saat yönüne doğru hareket ettiği için Venüs’te Güneş batıdan doğar; doğudan batar. Kendi etrafında bir tam dönüşünü yaklaşık 245 günde tamamlar. Yani, Venüs’te bir gün, Dünya zamanıyla 245 güne eşittir. Venüs, Güneş etrafındaki dönüşünü ise yaklaşık 225 günde tamamlar. Bu da demek oluyor ki, Venüs’te bir gün, bir yıldan daha uzun sürer! Güneş’in etrafındaki yörüngesinden dolayı, Güneş doğmadan önce doğuda, Güneş battıktan sonra da batıda görünür. Bu nedenle Sabah Yıldızı, Akşam Yıldızı, Çoban Yıldızı isimlerini almıştır. Venüs’ün de Merkür gibi, uydusu yoktur.

Venüs asıl adını gökyüzünde bir mücevher gibi parladığı için, Roma mitolojisindeki Güzellik ve Aşk Tanrıçası Venüs’ten (Eski Yunan mitolojisinde Afrodit) almıştır. Venüs’ün Dünya’dan bu kadar parlak görünmesinin nedeni ise bulutların güneş ışığını yansıtmasıdır. Bunu, Dünya’da kar yağdığında etrafın çok parlak olmasına benzetebilirsiniz. Çünkü kar ya da bulut gibi açık renkli cisimler, ışığın büyük bir kısmını geri yansıtır.

Dünya

Güneş’e uzaklık bakımından üçüncü sırada yer alan gezegenimiz Dünya yaklaşık 4.5 milyar yıl yaşındadır. Hayatlarımızı borçlu olduğumuz bu gezegen, canlı yaşamı açısından oldukça elverişlidir. Öyle ki, bir çay kaşığı toprağın içinde bile milyarlarca organizma yaşar. Dünya atmosferinin %78’ini azot, %21’ini ise solunumumuzu gerçekleştirmede başrolü oynayan oksijen gazları oluşturmaktadır. Bu atmosfer, bizleri meteorlardan ve göktaşlarından korur. Dünya’ya yaklaşan göktaşları, Dünya yüzeyine ulaşamadan atmosferde parçalanır.

Japon uzay ajansı JAXA’nın meteoroloji uydusu Himawari 8 tarfından çekilmiş olan Dünya fotoğrafı.

 

Dünyamız kendi etrafında bir tam dönüşünü yaklaşık 24 saatte tamamlar. Bu dönüş sonucu gece ve gündüz oluşur. Güneş’in etrafındaki dönüşü ise yaklaşık 365 gün sürer. Yani, gezegenimizde 1 yıl 365 güne eşittir. Peki, neden dört farklı mevsimi yaşadığımızı ya da mevsimlerin neden oluştuğunu hiç merak ettiniz mi? Bunun sebebinin Güneş’in yakınlaşıp uzaklaşmasından kaynaklandığı sıklıkla düşülen bir yanılgı olsa da bu doğru değildir. Mevsimlerin oluşumuna eksen eğikliği sebep olur. Yani, Dünya’nın yaklaşık 23 derecelik eksen eğikliği Dünya’daki farklı noktaların, farklı açılarla Güneş ışığı almasını sağlar.

Büyüklüğü, Dünya’mızın çeyreği olan, tek doğal uydumuz Ay’ın yüzeyini, kraterler, sertleşmiş lavlar ve dağlar oluşturmaktadır.

Mars

Kızıl Gezegen olarak da bildiğimiz Mars, Güneş’e en yakın dördüncü gezegendir. Tozla kaplı, soğuk ve çöl benzeri bir iklime sahiptir. Bahsettiğimiz toz, gezegenin kızıla bürünmesine neden olan demir oksitlerinden (bildiğimiz pas) oluşur. İki doğal uydusu bulunan Mars, Everest Dağı’nın neredeyse üç katı büyüklüğünde olan, Güneş Sistemi’nin en büyük dağı Olympus Mons dağına ev sahipliği yapmaktadır.

(Fotoğraf: NASA)

 

Mars’ta zıplayabilseydiniz Dünya’dakinden tam üç kat daha yükseğe ulaşabilirdiniz! Çünkü Mars’taki yerçekimi, Dünya’daki yer çekimin yalnızca üçte biri kadar. Mars’ın ekvatoruna yaklaştıkça sıcaklık 20 °C‘ye ulaşırken, kutuplara doğru -140 °C’ye kadar düşebilmektedir. Bir diğer fark ise, Mars’ta bir gün yaklaşık 24 saat 37 dakika sürerken; bir yıl neredeyse Dünya’daki bir yılın iki katı kadar; yani, 687 gün sürüyor! Eh, Mars’ın Güneş yörüngesindeki yolu epey uzun ve yorucu gözüküyor.

Mars’ın uyduları Phobos ve Deimos.

 

Güneş sistemimizde çapları birkaç metreden yüzlerce kilometreye kadar değişen yüz binlerce göktaşı, Mars ve Jüpiter arasında yer alır. Asteroit olarak adlandırdığımız bu gök cisimlerinin bulunduğu bölge “Asteroit Kuşağı” olarak bilinir ve Güneş Sisteminde tüm asteroitlerin büyük kısmı bu kuşaktadır. Güneş yörüngesinde diğer gezegenlerle birlikte dönen bu gökcisimleri, gezegen olarak sınıflandırılabilmek için yeterli kütleçekimi ve boyuta sahip değillerdir.

Jüpiter

Güneşe en yakın gazsal gezegen Jüpiter, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin en büyüğüdür. Boyutu o kadar büyüktür ki içine tam 1.321 Dünya sığabilir! Kütlesi ise Güneş Sistemi’ndeki tüm gezegenlerin kütleleri toplamının 2 katıdır! Güneş’in etrafında bir tam dönüşü Dünya zamanıyla tam 12 yıl iken, kendi etrafında dönüşünü sadece 10 saatte tamamlar. Ortalama sıcaklığı ise -148°C’dir. Gaz devi Jüpiter’in bilinen 66 uydusu vardır. Bunlardan biri olan Ganymede, Merkür’den bile büyüktür! Bir diğer uydusu Europa‘da ise, buzlu yüzeyinin altındaki okyanus ile canlılar için bir yaşama ev sahipliği yapıyor olabileceği düşünülmektedir.

Fotoğraf Telif: Juno Uzay Aracı NASA/JPL

 

Jüpiter için Güneş Sistemi’nin elektrik süpürgesi diyebiliriz. Güçlü kütleçekimi nedeniyle Dünya’dan tam 200 kat daha fazla asteroit ve kuyruklu yıldız çarpması yaşar. Jüpiter’in bir diğer ilginç özelliği ise yüzeyinde bulunan “Büyük Kırmızı Leke”, yani yaklaşık 400 yıldır sürmekte olan bir fırtınadır. Günden güne küçüldüğü düşünülen bu fırtınanın bir gün bitip bitmeyeceğini tam olarak bilmiyoruz ancak yüzeyde oluşturduğu güzellik görülmeye değer.

Satürn

Bir diğer gaz devi olan Satürn, Güneş Sistemi’ndeki ikinci en büyük gezegendir. Güneş’e olan uzaklığı, Jüpiter’in Güneş’e olan uzaklığından 2 kat daha fazladır. Dünya’nın 2 katı boyutunda demir ve nikelden oluşan bir çekirdeğe sahip olduğu düşünülen Satürn’ün yüzeyinde, Jüpiter’inkilere benzer fırtınalar gerçekleşir. Bu fırtınalar daha küçük çaplıdırlar. Metan, amonyak ve hidrojenden oluşan sis tabakası nedeniyle gezegen dışarıdan sarı renkte görünür. Kendi etrafındaki dönüşünü yaklaşık 10 saatte tamamlayan Satürn’ün, Güneş etrafındaki bir tam dönüşünü tamamlaması ise 29,5 yılı bulur.

Cassini’nin gözünden Saturn’ün güney kutbundaki aurora oluşumu.

 

Satürn için “uydu kralı” diyebiliriz. Çünkü 83 uydu ile bilinen en çok uyduya sahip gezegendir. Gezegenin meşhur halkaları milyarlarca buz parçasından oluşur. Bu parçacıklar gezegenin çevresindeki yüksek dönüş hızları nedeniyle birbirlerine çarparak ufalanmışlardır; ufalanmaya da devam ederler…

Uranüs

Güneş’e en uzak ikinci gezegen olan bir diğer gaz devi Uranüs, Jüpiter ve Satürn’ün ardından sistemdeki en büyük üçüncü gezegendir. Öyle ki, Uranüs’ün içine Dünya boyutlarında 63 tane gezegen sığdırabilirsiniz! Dünya zamanıyla Güneş etrafındaki bir tam dönüşünü 84 yılda tamamlayan Uranüs, benzersiz yan dönüşü sebebiyle farklı mevsimleri karşılayabilir. Güney ve Kuzey Kutupları’nda yaz ve kış mevsimlerinin yaşanması tam 21 yıl sürer!

Fotoğraf: Voyager Uzay Aracı

 

Uranüs’ün mavi renkte görünmesinin sebebi sanılanın aksine su değil, üst atmosferinde bulunan amonyak ve metan buz kristalleridir. Uranüs’ün atmosferini ise hidrojen, helyum ve metan gazları oluşturur. Sistemin en soğuk gezegeni olan Uranüs’ün, ortalama sıcaklığı yaklaşık -220°C‘dir.

Uranüs’ün devasa eğik bir ekseni vardır. Bu eksen eğikliğinin sebebinin geçmişte yaklaşık Dünya büyüklüğünde bir gezegenin çarpması sonucu gerçekleştiği düşünülmektedir.

Neptün

Güneş’ten en uzak konumda yer alan dördüncü gaz devi Neptün, Uranüs ile atmosferi oluşturan gazlar ve renk bakımından benzerlik gösterir. Atmosferinde bulunan metan gazının kırmızı ışığı emmesi nedeniyle gezegen soluk mavi renkte görünmektedir. Uranüs’den boyut olarak daha küçük olmasına rağmen kütlesi yaklaşık 1.5 kat daha büyüktür. Kütle bakımından Dünya’dan 17 kat daha büyük olan bu gezegende bir gün ortalama 17 saattir.

Neptün ve Dünya’nın boyut karşılaştırması.

 

Neptün’ün Güneş’e olan uzaklığı yaklaşık 4.5 milyar kilometre olup, Güneş etrafındaki bir tam dönüşünü tamamlaması 164 Dünya yılını bulur. Bu sebeple mevsim değişimleri yaklaşık 40 yıl sürmektedir. Neptün’de yılbaşı eğlencelerini beklemek eziyet olabilirdi…

Neptün’ün bilinen 14 doğal uydusu bulunmaktadır. Bunlardan biri ve en büyüğü de diğer uyduların tersine dönen Triton’dur.

Güneş

Dünya’nın Güneş Sistemi’ndeki en önemli gezegen olduğunu düşünüyorsak, durup bir daha düşünmekte fayda var. Güneş Sistemi’nin merkezinde bulunan, en büyük ısı ve ışık kaynağımız Güneş, canlı yaşamının ve sistemin olmazsa olmazıdır. O kadar büyüktür ki içine bir milyondan fazla Dünya sığabilir! Gece gökyüzüne baktığımızda gördüğümüz nokta nokta yıldızlar gibi, Güneş de gündüzleri görebildiğimiz bir yıldızdır. Bu yıldızın akıl almaz çekim kuvveti sayesinde tüm gezegenler, asteroitler ve diğer gökcisimleri karanlık ve derin uzayda, yörüngelerinde dönmeye devam ederler. Sistemin toplam kütlesinin %99,8’ini oluşturur.

Fotoğraf Telif: Mehmet Ergün (Dünya gezegeni, boyutunu anlayabilmeniz için sonradan eklenmiştir).

 

Güneş her saniye yaklaşık 600 milyon ton hidrojeni helyuma dönüştürür. Nükleer Füzyon adı verilen bu süreç sayesinde her saniye 4 milyon ton kütleye eşit miktarda enerji açığa çıkar. İşte bu enerji, Güneş’in sahip olduğu ve bizlerle paylaşmaktan çekinmediği ısı ve ışığın kaynağını oluşturur.

Hazırlayan: Gizem Yıldız Çetin

Kaynaklar ve Referans:

  1. Solar System. (n.d.). Retrieved December 18, 2020, from https://spaceplace.nasa.gov/menu/solar-system/
  2. What Exists Within the Reaches of Our Solar System? (n.d.). Retrieved December 18, 2020, from https://www.nationalgeographic.com/science/space/our-solar-system/
  3. The Solar System and its planets. (n.d.). Retrieved December 18, 2020, from https://www.esa.int/kids/en/learn/Our_Universe/Planets_and_moons/The_Solar_System_and_its_planets
  4. The Planets for Kids: Solar System Facts for Kids. (2020, December 02). Retrieved December 18, 2020, from https://nineplanets.org/kids/

Hep Daha Fazla Okumak Gerek

243 Ida Asteroiti ve Uydusu Dactyl

Sinan Duygulu

Uydular Da (Örneğin Ay) Uydu Sahibi Olabilir Mi?

Zafer Emecan

Pandora’nın Mavi Yeşil Kutusu 1: Dünya’nın Tarihçesi Üzerine

Kozmik Anafor

Satürn’ün Soğuk Cenneti: Titan

Zafer Emecan

Dev Bir Asteroid: 4 Vesta

Zafer Emecan

Gezegenler Neden Eliptik Yörüngelerde Dolanırlar?

Ögetay Kayalı